Posts Tagged ‘şap etiketi’

YANIKLAR

YANIKLAR
Tanımı: Kaynar su yada buhar, kuru ısıyla  yanmak, alev elektrik akımı yada kimyasal maddelerle haşlanmak/yanmaktır. Yanıklar yıkılan dokunun derinliğine göre sınıflandırılır.
1-    Yüzeysel: Deri kızarıp, içi sıvı dolu kabarcıklar belirir.
2-    Kısmi Kalınlık: Derinin çoğu yıkılmış olmakla birlikte, ufak deri alanları sağlam kaldığından, buralardan yeni deri dokusu oluşabilir.
3-    Tam Kalınlık: Deri tamamen yıkılmış ve yanık, deri altı dokularını da etkilemiştir. Bu sınıflama, yanmış olan deri miktarına göredir. Bunun nedeni yanığın tehlikesinin, yıkılmış deri miktarıyla orantılı olmasıdır.
1.sınıf yanıklar, ender olarak tehlikelidir, fakat çok ağrılıdır. 2. sınıf ve 3. sınıf yanıklar, vücut yüzeyinin üçte birinden fazlasını etkisine almışsa, yanık alanından su ve tuz kaybı olduğundan, ölüm tehlikesi vardır. Buna ek olarak, şok ve enfeksiyon olasılığı da sayılmaktadır.
İlk Yardım: Yanıklar steril yada temiz bir bezle örtülür. Kazaya uğramış kişi, ılık tutulur, sıcak içecekler verilir ve hemen hastaneye taşınır. Ancak acil olarak doktor yardımı sağlanamaması durumunda, yanığın üstündeki bezler, hafif tuzlu bir suda ıslatılıp, yanık üzerine iyice yerleştirilir yada hasta az tuz eklenmiş bir ılık banyo içinde tutulur.
Hafif yanıklar için en uygun tedavi, yanığı gazla örtmektir. İçi sıvı dolu kesecikler oluşursa, bunlara dokunmamak gerekir. Genellikle, iki tedavi yöntemi vardır. Yanığı iyice sarıp kapatmak, yada açık tutmaktır. Aşağıdaki öneriler hafif yanıklar için olup uygulanırken yaranın antiseptik maddelerle temizlenmiş olması gerekmektedir. Bunlar, yaraların iyileşmesini geciktirdiklerinden dikkatli kullanılmaları gerekmektedir. Ağır yanıklarda mutlaka büyük bir sağlık kuruluşunun yanık tedavi merkezine başvurmak gerekmektedir.
Öneriler: Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış şalgam katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek kalan suyun içine steril bir gazlı bez daldırılıp yanığın üzeri temizlenir.

  1. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış leylak katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek kalan suyun içine steril bir gazlı bez daldırılıp yanığın üzeri temizlenir.
  2. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış ciğer otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek kalan suyun içine steril bir gazlı bez daldırılıp yanığın üzeri temizlenir.
  3. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış pancar katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek kalan suyun içine steril bir gazlı bez daldırılıp yanığın üzeri temizlenir.
  4. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç ince kıyılmış ebegümeci (yaprağı) katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  5. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç huş ağacı (püskül ve yaprakları) katılıp kaynatılmasının ardından iyice süzülerek içine daldırılacak steril bir gazlı bezle yanık yarasının üzeri sarılır. Bu pansumanı her gün yenilemek lazımdır.
  6. Bir miktar lahana yaprağı mikser yardımıyla parçalandıktan sonra elde edilen malzeme steril bir gazlı bezin arasına konulup söz konusu yanığın üzerine yatırılır. Bu işlemi sürekli yenilemek gerekmektedir.
  7. Bir miktar kaynar suda on dakika kadar bırakılmış ıspanak mikser yardımıyla parçalandıktan sonra elde edilen malzeme steril bir gazlı bezin arasına konulup söz konusu yanığın üzerine yatırılır.
  8. Steril bir gazlı bezin arasına yeni demlenmiş ve süzülmüş çay posası koyulup gazlı bez yanığın üzerine yatırılır ve gazlı bez kurudukça üzerine süzülmüş olan çay suyu dökülüp bez yeniden nemlendirilir.
  9. Bir miktar kaynar zeytinyağında on dakika kadar bırakılmış marul yaprağı mikser yardımıyla parçalandıktan sonra elde edilen malzeme steril bir gazlı bezin arasına konulup söz konusu yanığın üzerine yatırılır.
  10. Bir miktar İzlanda yosunu bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  11. Bir miktar böğürtlen yaprağı bir sacın yada yağsız bir tavanın üzerinde kavrulup, havanda dövülmek suretiyle toz haline getirildikten sonra bu toza sulu bir merhem olacak kadar bezir yağı katılıp yanığın üzerine sürülür.
  12. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç ince kıyılmış havacıva katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  13. Bir miktar güneş altında toplanmış bin bir delik otu bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar bezir yağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe 2-3 hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilip şişenin içindeki yağ kırmızı bir renk aldıktan sonra bir tülbent yardımıyla posası da sıkılmak suretiyle temiz bir şişeye aktarılır. Yanığın üzerine, her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  14. Yanığın büyüklüğüne göre aynı oranda sirke ile domates salçası iyice karıştırılıp yanığın üzerine sürülür.
  15. Dört çorba kaşığı susam yağı ile bir çorba kaşığı kına iyice karıştırılıp içine batırılacak steril bir sargı bezi ile yanık sarılır.
  16. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç ince kıyılmış aynısefa (sapları, yaprakları ve çiçekleri) katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  17. Yarım litre suyun içine bir avuç ayva çekirdeği atılıp su buharlaşana ve içindeki malzeme lapamsı bir hal alana kadar kaynatılıp, ince gözenekli ve temiz bir tülbentten süzülerek elde edilen lapa söz konusu yanık bölgenin üzerine sürülür.
  18. Bir miktar kaynar suda on dakika kadar bırakılmış pazı mikser yardımıyla parçalandıktan sonra elde edilen malzeme steril bir gazlı bezin arasına konulup söz konusu yanığın üzerine yatırılır.
  19. Bir miktar gelincik bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe 2-3 hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Yanığın üzerine, her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  20. Bir adet (yanığın büyüklüğüne göre çoğaltılabilir) çiğ yumurta beyazı ile yarım çay bardağı zeytinyağı iyice karıştırılıp yanığın üzerine sürülür.
  21. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç arpa katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp içine bir kahve fincanı soğan suyu ilave ettikten sonra on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  22. Yarım litre suyun içine bir kahve fincanı nişasta katılıp kısık ateşte sulu bir lapa haline gelene kadar sürekli karıştırılır ve ılımasının ardından yanığın üzerine sürülür.

YILAN YASTIĞI (Dracunculus) vulgaris)

yılan yastıgı YILAN YASTIĞI (Dracunculus) vulgaris)

Yılan Yastığı

YILAN YASTIĞI (Dracunculus) vulgaris)
Yılan yastığıgillerden, sulak ve nemli yerlerde yetişen, yaprakları uzun saplı, lamina daire biçiminde ve parçalı, çiçek durumu kuvvetli kokmuş et kokusu veren, kök sapında süt görünüşünde, yakıcı ve acı bir öz su bulunan, çok yıllık otsu ve zehirli bir bitkidir. Tohumu ve meyveleri kullanılır.

Yılan Yastığı Hangi Hastalıklara İyi Gelir; Yılan Yastığının Faydaları: Ateşi düşürür, bedeni sıkıntıdan kurtarır. Uyarıcıdır. Kökünün suyu nefes darlığına karşı faydalı olur. Ciğer, dalak ve mesane tıkanıklıklarını giderir. Müzmin burun akıntılarına karşı, tohumu dövülerek fitil yapılıp buruna konulduğunda akıntıyı keser. Kökünün buharına oturulduğunda basura iyi gelir. Yapraklarının yakısı iyileşmesi zor yaralara fayda sağlar. Doktor kontrolü ve tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır.

MAHLEP (Cerasus mahaleb, Purunus mahaleb)

mahlep MAHLEP (Cerasus mahaleb, Purunus mahaleb)

Mahlep

MAHLEP (Cerasus mahaleb, Purunus mahaleb)
Gülgillerden, 10 metreye kadar yükselebilen beyaz çiçekli, meyve ve dalları özel kokulu, meyveleri olgunlukta koyu kırmızı renginde bir ağaç olup, bu ağacın bahar olarak kullanılan nohut büyüklüğünde meyvesidir.

Mahlep Hangi Hastalıklara İyi Gelir; Mahlepin Faydaları: Tohumları çöreklere koku vermekte kullanıldığı gibi, dalları ise hoş kokulu olmasından ötürü, sigara için ağızlık olarak kullanılır. Sütle kaynatılıp çocuklara içirildiğinde kemik gelişimlerini sağlar, raşitizmi engeller. Bedene güç vererek dinamizm kazandırır. Zayiflıktan şikayet edenler için iyi bir şişmanlatıcıdır.

KAYISI AĞACI (Purumus armeniaca)

KAYISI AĞACI (Purumus armeniaca)
Gülgiller boyu 15 metreye kadar yükselebilen beyaz veya pembe çiçekli bir ağaçtır. Bu ağacın aşılanmış meyvesi açık turuncu renginde, etli sulu, güzel kokulu tek ve sert çekirdeklidir. Meyvesi ve çekirdekleri kullanılır. Mide ve karaciğer sorunları olanlara zararlıdır.Kulak, burun hastalıklarının, ağrılarının giderilmesinde kullanılır. Laçkalaşmış sinirleri sakinleştirip, uyku verir. Dimağ yorgunluğunu alır. Hastalık sonrası dönemin çabuk atlatılmasını sağlar. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlayarak, hazmı kolaylaştırır, kabızlığı giderir. Kansızlığa iyi gelir. Gözleri güçlendirir. Cildi güzelleştirir, tazelik sağlar. Suyunun banyosu hemoroide karşı etkilidir. Raşitizm hastalığında tedavi amacıyla kullanılır. Çekirdekleri bağırsak solucanlarına karşı etkilidir. (Çekirdeklerinin zehirli olmasından ötürü fazla tüketilmemelidir.)

KARPUZ (Citrullus vulgaris)

KARPUZ (Citrullus vulgaris)
Kabakgillerden, bir yıllık sürüngen gövdeli bir bitki olup, bu bitkinin iri ve sulu meyvesi. İdrar yolarını temizler, böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesini sağlar, idrarı söktürür. Kemik gelişiminin sağlıklı olmasını sağlar, kanı temizler.

ISPANAK (Spinacia oleracea)

ISPANAK (Spinacia oleracea)
Ispanakgillerden, yapraklarından sebze olarak yararlanılan, özünde demir, çeşitli vitamin ve enzimler bulunan bir bitkidir. Tuz oranının yüksek olması, içinde idrar yollarında taş yapan kalsiyum oksalatın bulunması; nikris, romatizma ve mafsal rahatsızlıkları bulunan, böbrek taşlarından şikayetçi olanların yemesipek tavsiye edilmez.
Yenilmesi ya da kaynatarak, günde 3-4 fincan içilmesi durumunda; karaciğer, pankreas ve safra kesesi gibi iç salgı bezlerini uyarır. Alyuvarları yenileyerek  dokulara bol oksijen gitmesini sağlar. Kalp kaslarının kuvvetlenmesinde etkilidir. Kansızlığı giderir.
Sindirim sistemini rahatlatır, hazmı kolaylaştırıp, kabızlığı engeller. Ruhsal çöküntüleri ortadan kaldırır, kişinin asabi kimliğini rahatlatır. Şeker hastalarının kandaki şeker miktarını düzenler. Kansere ve vereme karşı koruyucudur. Havadaki kötü gazların solunmasından mütevellit  doğabilecek rahatsızlıkları önler.
İçinde bulunan demir, vitamin ve çeşitli enzimlerin bolluğundan dolayı hamile anneler için oldukça faydalıdır. Doğacak çocuğun sağlıklı olmasını sağlar. Haşlanmış sebzenin suyu süzüldükten sonra yapılan lapası, yanık yaralarına, cerahatli yaralara, deri hastalıklarının çoğuna faydalıdır. Diş çürümelerini engeller. Parmaklardaki dolamaya iyi gelir. Sıcak özsuyu iyi bir müshil etkisi gözterir.

HURMA (Phoenix dactylifera)

HURMA (Phoenix dactylifera)
Palmiyegillerden, Kuzey Afrika’da kültürü yapılan bir ağacın meyvesidir. 25-30 metreye kadar boyu uzayabilen kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Hazmı güç olup göğüs ve akciğerlerde ağrı yapabilir.
Üşütmeyi ve buna bağlı olarak boğaz ağrısını giderir. Bronşları açar, öksürüğü keser. Bedensel ve zihinsel gelişimi güçlendirir. Dimağ yorgunluğunu giderir. Kansere ve kemik veremine karşı koruyucu etkisi vardır.
Vaginal akıntıları ve basur kanını keser. Kan yapıcı olup, enfeksiyonları iyileştirir, diş etlerini güçlendirir. Emziren kadınların sütünün bol ve besleyici olmasını sağlar. Çiçekleri yakılıp göze sürme gibi çekilirse göz hastalıklarına iyi gelir, kaşıntıları alır, kirpikleri kuvvetlendirir, gürleştirir.
Çiçekleri kaynatılarak suyuyla saçların yıkanması durumunda; saçları koyulaştırır. Doğum sonrası oluşabilecek rahatsızlıklara karşı koruyucudur. Lapası yenilip cerahatli yaralara sürülmesi halinde, bu yaraları çabuk iyileştirir. Cilt lekelerini geçirir, ayak kokularını giderir. Badem ile yenimesi durumunda, cinsel kudreti ve meniyi artırır. Süt ile yenilirse, yaşlıların güçsüzlüğünü alır.

  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >