Posts Tagged ‘borazan mantarı etiketi’

ZATÜLCENP

ZATÜLCENP
Tanımı: (Plörezi) Akciğer zarı iltihabıdır.
Nedenleri: Verem, zatürre, akciğer absesi gibi vakalarda, akciğerlerden yayılan iltihap, akciğer kanserlerinde, enfeksiyon olmaksızın, akciğer zarının tahriş olması, akciğer yada göğüs duvarı yaralanmalarıdır. İki türlüdür: Kuru plörezi. Yaş plörezi.
1-    .Kuru Plörezi: Soluk almayla, boyun yada omuz başına kadar yayılan keskin bir göğüs ağrısı vardır. Hasta, kesik kesik soluyup, göğüs duvarını mümkün olduğu kadar az hareket ettirir. Nedene bağlı bir ateş ve ağrılı öksürük vardır. Öksürük ve akciğer iltihabına eşlik etmeyen bir tip kuru plörezi Bomholm hastalığı adını alır.
2-    Yaş Plörezi (sıvı birikmesi): İltihaplı akciğer zarlarının arasında sıvı birikmesi olduğundan, ağrı azdır. Biriken sıvı, enfekte yada steril olabilir. Sıvının enfekte ve cerahatli olduğu hallerde, çevresinde bağ dokusu oluşumu ile sıvı yerelleşebilir ve bu durumda, ampiyem adını alır. Ağrının az olmasına karşılık, hasta kendini kötü hisseder, ateşlidir ve akciğer zarı boşluğunda fazla sıvı olması halinde, solunum darlığı görülür. Fazla sıvı birikmesinde, yerel anestezi altında, göğüs duvarına iğne sokarak, sıvının boşaltılması gereklidir. Yerelleşmiş ve çevresi bağdokusuyla çevrilmiş ampiyemin boşalabilmesi için, bazen üstteki kaburgaların da çıkartılması gerekebilir.
Öneriler: Kuru plörezi
Bir çay fincanı kaynar suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı ardıç tohumu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

  1. Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı aranında tıbbi karakafes kökü katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra, süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere yudumlanarak birer çay fincanı içilir.
  2. Bir litre suyun içine ince kıyılmış iki avuç lahana yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  3. Bir litre suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan ikişer çorba kaşığı hardal tohumu ve keten tohumu katılıp su buharlaşıp kendi kendini çekinceye ve içindeki malzeme sulu bir lapa haline gelene kadar kaynatıldıktan sonra genişçe bir Amerikan bezinin üzerine sürülerek göğsün üzerine yatırılır. Bu işlem 45 dakikayı geçmemelidir, zira tahriş edebilir.
  4. Bir litre suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan iki çorba kaşığı hardal tohumu katılıp su buharlaşıp kendi kendini çekinceye ve içindeki malzeme sulu bir lapa haline gelene kadar kaynatıldıktan sonra genişçe bir Amerikan bezinin üzerine sürülerek göğsün üzerine yatırılır. Bu işlem 45 dakikayı geçmemelidir, zira tahriş edebilir.
  5. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı öksürük otu (yaprak ve çiçek karışımı) katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  6. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı papatya katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  7. Bir litre suyun içine birer avuç arpa, yulaf katılıp su buharlaşıp kendi kendini çekinceye ve içindeki malzeme sulu bir lapa haline gelene kadar kaynatıldıktan sonra genişçe bir Amerikan bezinin üzerine sürülerek göğsün üzerine yatırılır.
  8. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  9. Aynı oranda, havanda dövülerek yada ince kıyılarak hazırlanmış, öksürük otu (yaprak ve çiçekleri) sığırkuyruğu (çiçekleri), sivri yapraklı sinir otu (yaprakları) ve ciğer otu (yaprakları) iyice karıştırılıp harman edildikten sonra bir çay fincanı kaynar suyun içine iki çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  10. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ıhlamur katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  11. Bir miktar okaliptüs yaprağı ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar saf alkol eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sıcak bir yerde iki hafta bekletildikten sonra süzülerek göğsün üzerine sürülür.
  12. Bir litre suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan iki avuç keten tohumu katılıp su buharlaşıp kendi kendini çekinceye ve içindeki malzeme sulu bir lapa haline gelene kadar kaynatıldıktan sonra genişçe bir Amerikan bezinin üzerine sürülerek göğsün üzerine yatırılır.
  13. Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan birer silme yemek kaşığı rezene tohumu, zencefil ve bir kahve fincanı süzme bal iyice karıştırılıp macun haline getirildikten sonra her gün bir tatlı kaşığı yeniri.
  14. Bir litre suyun içine bir avuç gelincik çiçeği yada menekşe katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer kahve fincanı içilir.
  15. Beş adet yumurta akı ile ikişer silme yemek kaşığı toz karabiber ile toz zencefil katılıp iyice karıştırıldıktan sonra genişçe bir Amerikan bezinin üzerine sürülerek göğsün üzerine yatırılır.
  16. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir adet ince pırasa (beyaz kısımları) birer çorba kaşığı nane ve ısırgan otu katılıp su buharlaşıp kendi kendini çekinceye ve içindeki malzeme sulu lapa haline gelene kadar kaynatıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla süzülüp elde edilen sulu mayiyi macun kıvamına getirecek kadar süzme bal ilave edilir ve günde üç öğün birer silme yemek kaşığı yenir.
  17. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç maydanoz katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer kahve fincanı içilir.
  18. Sulu Plörezi
  19. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç kuşkonmaz kökü katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer yemek kaşığı alınır.
  20. Havanda dövülerek ufalanmış olan bir avuç çam fıstığının içine, macun haline getirecek kadar süzme bal ilave edilip her gün yenir.
  21. Havanda dövülerek ufalanmış olan bir avuç kantaronun içine, macun haline getirecek kadar süzme bal ilave edilip her gün yenir.
  22. Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde üç öğün birer çay fincanı içilir.

MANTAR (Fungi)

mantar MANTAR (Fungi)

Mantar

MANTAR (Fungi)
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, emeçleri bir gövde ve bunun üstünde bir şapka biçiminde gelişmiş, klorofil taşımayan, dünyada yüzdin kadar çeşidi bulunan ve bölgelere göre bunların adı da değişen, ilkel bitkilerin genel adıdır. Adlarının yörelere göre değişkenlik göstermesinden ötürü biz burada halk arasında en çok bilinen isimleri ve latincelerini kullanacağız. Şapkalı mantarların bir kısmı gıda olarak kullanılabilir. Bir kısmı ise, insanlarda ve hayvanlarda genellikle sonu ölümle bitebilen zehirlenmelere neden olmaktadır. Bundan dolayıdır ki size elimizden geldiğince geniş bir bilgi sunmaya çalışacağız.
Altın Yumurta Mantarı: (Amanita caesarea), İnci Mantarı: (Amanita rubescens), Kılıçkını Mantarı: (Amanita vaginata) İstanbul’da genellikle Belgrat ormanlarında yetişen, pişirildikten sonra yenilebilen bir tür mantardır. Ancak aşağıdaki bazı Amanita türlerinin sonu ölümle bitebilen zehirlenmelere sebep olmaktadır.
Sarı Mantar: (Amanita citrina) İstanbul’da Belgrat ormanlarında yetişir. Aslında zehirli olmasığı halde, eş benzerlikte türü olan Amanti phalloides türü ile kolaylıkla karıştırıldığından ve bu benzerlikten ötürü bu mantarı yemenin sonu ağır zehirlenmelere ve genellikle de ölümle sonuçlanan olaylara neden olmaktadır. Deli veya Gelin Mantarı: (Amanita muscaria) Sinek ve mızıl mantar olarak da adlandırılan mantarın; şapkası kırmızı veya turuncu renkli, üstünde beyaz renkli ve deri benzeri parçacıklar bulunan Bolu, İstanbul, Belgrat ve Riva ormanlarında bulunan zehirli olmasına rağmen öldürücü etkisi pek bulunmayan bir bir türdür. Köygöçüren Mantarı: (Amanita pantherina) Şapkası griye çalan esmerlikte veya esmer sarısı renginde, üstünde beyaz parçacıklar bulunan, genellikle Trakya ve Kuzey Anadolu bölgelerinde yetişen öldürücü olmayan ancak ağır zehirlenmelere neden olan bir türdür. Evcikkıran Mantarı: (Amanita phalloides) Belgrat ve Kuzey Anadolu ormanlarında yetişen, oldukça geniş bir şapkası bulunan (5-10 cm) üstü zeytin yeşili veya kirli sarıya çalan yeşil renkte, sap kısmı beyaz, üst bölümünde deri benzeri bir halka ve dip kısmında çanakçık bulunan bir türdür. Güz yağmurlarından sonra özellikle meşe ve kayın ormanlarında bulunur. En tehlikeli ve en zehirli olan mantar türüdür. Ölüme sebebiyet veren zehirlenmelere neden olur. İlkbahar Mantarı: (Amanita verna) Amanti phalloides türünün bir çeşididir. Belgrat ormanında yetişen, şapkası beyaz renkli ve ölümle sonuçlanan zehirlenmelere neden olur. (Amanita virosa) Belgrat ormanlarında yetişen, şapkası beyaz renkte üst kısmında emzik gibi bir tümseği bulunan ölümle sonuçlanan zehirlenmelere sebep olur.
Ağaç Mantarı: (Collybia velutipes) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde gruplar halinde güz ve kış mevsiminde meydana gelir.
Ayı Mantarı: (Boletus) Yenilebilen büyük mantar türlerine verilen genel bir ad olup şu türleri toplanıp yenilebilir; Baston Mantarı: (Boletus aereus), Ayıköşkü Mantarı: (Boletus edulis), Ayı Mantarı: (Boletus luridus), Ayıca Mantarı: (Boletus lutetus), Taş Mantarı: (Boletus rufus).
Çörek Mantarı: (Boletus satanas) Eti şapka görünümünde, büyükçe, üst tarafı griye çalar beyaz renkli, alt kısmı delikli, sapı kalın ve üzerinde halka bulunmayan genellikle Batı Anadolu bölgesinde yetişen zehirli olmasından ötürü yenmeyen ancak zehirlenmeleri ölümle sonuçlanmayan mantar türüdür. Balaban Mantarı: (Hydnum imbricatum) Genç durumunda yenilir. Bal Mantarı: (Armillariella mellea) Belgrat ormanlarında yetişen yenilebilen bir türdür. Borazan Mantarı: (Craterellus cornucopioides) Huni biçiminde, siyah renkli ve yenilebilen bir mantardır. Cincile: (Tricholama)’nın bazı türlerine verilen addır. Şapkası esmer veya esmer sarı renklidir. Sapta halka veya çanakçık bulunmaz. Bazı türleri yenilebilen, ancak bazı türlerinin ise acı ve zehirli olmasından ötürü yenilmesi tehlikelidir. Bolu ve Kuzey Anadolu ormanlarında yetişen türleri toplanıp yenilir.
Hakiki Cincile: (Tricholoma equestre), Sarı Kız Mantarı: (Tricholoma geogii), Büyük Cincile: (Tricholoma nudum), Mudurnu ormanlarında bulunur.
Kara Kız Mantarı: (Tricholoma terreum) Bolu, İstanbul (Belgrat ormanı), Kuzey Anadolu ormanlarında bulunur. Cincile: (Tricholoma tigrinum) Yukarıdaki Tricholoma türleri yenilebilen türlerdir. Sığır Mantarı: (Tricholoma albobrunneum),
Kükürt Mantarı: (Tricholoma sulphureum) Bu türler ise zararlı ve zehirli olmasından ötürü yenilmez. Ancak zehirlenmelerinde ölüm vakası görülmez.
Mavi Cincile: (Laccaria amethystina) Yenilebilen bir türdür. Çınar Mantarı: (Clitocybe squamulosa), (Clitocybe dealbata), (Clitocybe olearia) türleri zehirli mantarlardır. Sarımtırak, şapkası huni görünümünd, üstü koyu lekelerle kaplı, zayıf saplı ve yumuşak etli olup, güz mevsiminde birkaç tanesi bir arada ormanlarda bulunur.
Koç Mantarı: (Clitocybe geotropa).
Küçük Koç Mantarı: (Clitocybe infundibuliformis), Dumanlı veya Huni Mantarı: (Clitocybe nebularis) u mantarlar Clitocybe türünün yenilebilen cinsleridir. Dedesakalı Mantarı: (Hericium coralloides) Bolu bölgesi ormanlarında, çok yaşlı kayın ağacı gövdeleri üzerinde yetişen, güz mevisiminde toplanıp yenilen, dallı ve dalları üstünde sivri çıkıntıları bulunan, beyaz veya mat sarı renkte bir mantardır.
Saçak Mantarı: (Clavaria Ve Ramaria) türlerine verilen genel bir ad olup, Dede sakalı mantarının özelliklerini gösterir. Genç halde yenilebilen türleri;

Kadın parmağı: (Clavaria aurea), Tellice veya Pirpirim: (Clavaria flava), Hali saçağı: (Clavaria pistillaris), Civciv ayağı, Erişte veya Keditırnağı Mantarı: (Ramaria condensata).
Şemsiye veya Dedebört Mantarı: (Lepiota procera) Bolu İstanbul ve Kuzey Anadolu civarı ormanlarında yetişen, şapkası beyaz veya açık kahverenginde, üstünde koyu renkli lekeler ve emzik gibi çıkıntı bulunan, sapta halka serbest olup rahatlıkla oynayabilen, sap dibinde çanak olmayan, yenilebilen bir mantardır.
Evlek Mantarı: (Agaricus) türlerinin genel adıdır. Yörelere göre isimleri oldukça çok değişiklik gösterir. Ak Duvaklı, Keçi, Koyun, Köy, Şagrak, Tarla ve Yazı mantarı gibi isimlerin yanı sıra, Duvaklıca, Guguvak, Kirbin, Küp evleği, Mıkbaşı gibi isimleri vardır. Aşağıdaki türleri çayır ve otlaklarda gruplar halinde yetişen ve yenilebilen bir türdür. İçkızıl: (Agaricus arvensis), Koyungöbeği: (Agaricus bitorquis), Çayır Mantarı: (Agaricus campestris).
(Agaricus hortensis) türü ise özellikle kültür olarak yetiştirilip satılmaktadır. Geyik Mantarı: (Chroogomphus rutilus) Bolu bölgesinde ormanlık alanlarda yetişen ve yenilebilen bir türdür. Kanlıca veya Biberlice Mantarı: (Lactarius) Türlerine verilen genel bir ad olup Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen, şapkası huni biçiminde beyaz veya yeşil renkte yenilebilen bir mantar türüdür. Yörelere göre çok değişik isimlerle tanınmaktadır. (Lactarius blennius) Şapkası kirli yeşil rengindedir. (Lactarius piperatus) şapkası beyaz renklidir. (Lactarius vellereus) Şapkası beyaz renklidir. (Lactarius deliciosus) Çok bilinen ve pazarlarda satılan bir türdür. (Lactarius mitissimus), (Lactarius volemus) Bu türler yenilebilen türlerdir.
Kara Mantar: (Polyporus squamosus) Karadeniz ormanlarında yıkılmış ağaç gövdelerinin üzerinde bir arada yetişen, yarım daire veya yayvan huni görünümünde, alt tarafında ince delikler bulunan, üstleri kirli sarı ve uç kısımları siyah renkte ve pazarlarda satılan mantardır. Kav Mantarı: (Polyporus fomentarius) Ağaç gövdelerinde yaşayan at ayağına benzeyen bir türdür. Koyun Mantarı: (Polpoyrus ovinus) Çamormanlarının bulunduğu yerlerde yetişen tadı oldukça lezzetli olan bir türdür.
Kayın Mantarı: (Pleurotus) türlerinin genel adıdır. Bazı türleri zehirli olup (Pleurotus olearius) (Zeytin mantarı) ancak öldürücü özelliği yoktur. Katın Mantarı: (Pleurotus cornucopiae) Bolu ormanlarında yetişir ve yenilebilir bir cinstir. Koyun Mantarı: (Pleurotus eryngii) Doğu Anadolu Bölgesinde yetişen ve yenilebilir bir cinstir. (Pleurotus ostreatus) Bölgelere göre çok değişgen isimleri vardır. Karadeniz bölgesinde yetişir, pazarlarda satılır.
Keme veya Arap Mantarı: (Terfesia) Güneydoğu ve İç Anadolu bölgelerinde bulunan, kökleri üzerinde yaşayan asalak bir mantar türü olup pişirildikten sonra yenilir. Koçlama Mantarı: (Russula) Türlerine verilen genel bir addır. Aşağıdaki türleri pazarda satılan ve yenilebilen türlerdir. Kayışkıran Mantarı: (Russula chloroides), Kara Kuş Mantarı: (Russula cyanoxantha), Sütsüz veya Yaz Mantarı: (Russulus lepida), Koçlama Mantarı:( Russulus lulea), Kara Koçlama Mantarı: (Russulus virescens), Üstü Kızıl Mantarı: (Russulus xerampelina).
Kütük Mantarı: (Pholiota mutabilis) Yaşlı ağaç gövdeleri üzerinde veya devrilmiş ağaç kütüklerinde bir arada yetişen ve yenilebilen bir tür mantardır. Mıhtepesi Mantarı: (Marasmis oreades) Çayırlarda grup halinde yetişen, şapkası kızıla çalan sarı renkte içi beyaz yenilebilen bir türdür. Parlak Mantar: (Hygrophorus) Türlerine verilen genel bir ad olup, güz mevsiminde çayırlık yerlerde yetişir. Yenilebilen türleri: (Hygrophorus marzuolus), (Hygrophorus prantensis), (Hygrophorus puniceus).
Pos Mantarı: (Lycoperdon) Türlerine verilen genel bir ad olup, Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen ve aşağıdaki cinsleri genç durumda yenilebilen bir türdür. Pos Mantarı: (Lycoperdon coelatum), Puf Mantarı: (Lycoperdon molle), Beyaz Puf Mantarı: (Lycoperdon perlatum).
Sarıayak Mantarı: (Comphidius viscidus), Sümüklü Mantar: (Comphidius glutinosus) Yenilebilen bir mantar türüdür. Gübre veya Sökelen Mantarı: (Coprinus comatus) Bolu ormanlıklarında yetişen ve yenilebilen bir mantardır. Tavuk bacağı Mantarı: (Cantharellus cibarius), Et Mantarı: (Cantharellus lutescens) Bolu, İstanbul bölgelerinde ve Karadeniz bölgesinde yetişen ve yenilebilen bir mantar türüdür.
Un Mantarı: (Clitopilus prunulus) Yenilebilen bir türdür.

Mantar Hangi Hastalıklara İyi Gelir; Mantarın Faydaları: Yenilebilen Mantarların Faydaları: Protein açısından çok zengin ilkel bir bitkidir. Bedenin gelişmesinin sağlar. Yorgunluğu alır, zindelik verir. Zihni açarak hafizayı güçlendirir. Kansızlığı giderir. Romatizma ve üremiden şikayetçi olanlara pek tavsiye edilmez.