Posts Tagged ‘36.9 derece yüksek ateş mi etiketi’

YÜZ AĞRILARI

YÜZ AĞRILARI
Tanımı:
Genellikle yüzün bir yanında yada her iki yanında hissedilen yanak yada yanak üstünde oluşan ağrıdır.
Nedenleri: Yüze ifade sağlayan kasların spazmıdır.
Öneriler: Güneşli bir havada toplanmış papatya, sığırkuyruğu, civanperçemi ve kekik otu kısa bir müddet güneşte bırakılıp (taze-kuru arası bir hale gelene kadar) küçük bir yastığa (yanak boyutlarında) aynı oranda doldurulup ağrıyan yerin üzerine konur.

  1. Güneşli bir havada toplanmış kurtpençesi kısa bir müddet güneşte bırakılıp (taze-kuru arası bir hale gelene kadar) küçük bir yastığa (yanak boyutlarında) aynı oranda doldurulup ağrıyan yerin üzerine konur.
  2. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı civanperçemi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  3. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı sığırkuyruğu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  4. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  5. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı papatya katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  6. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ısırgan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.

YÜKSEK ATEŞ

YÜKSEK ATEŞ
Tanımı: Vücudun normalin üstünde bir sıcaklık gösterip, normal fonksiyonunun bozulması halidir. Normal vücut ısısı 36.9 derecedir. Fakat, bütün bir gün süresince, bu ısı 36.9 derece (veya biraz altı) ile 37.5 derece arası normal olarak oynayabilir. Nitekim, fazla yemek yedikten sonra, çok sıcak ve nemli havalarda, uzun ve yorucu idman sonrası, vücut ısısı yükselir ve saat 14-21 arası en yüksek, 1.30-7 arası en düşük düzeyindedir. Kadınlarda, vücut ısısı, bir adet devresi boyunca değişkenlik gösterip  gebe kalınabilecek ve kalınamayacak günlerin hesabında yaralıdır.
Yüksek vücut ısısı, genellikle (ancak bu kesin değildir) bir bakteri veya virüs enfeksiyonu belirtisidir. Vücut ısısı güneş çarpmalarında, bazı tip beyin hastalıklarında veya zedelenmelinde ve özellikle çocuklardaki sinirsel şoklarda çok belli olarak yükselir. Beyindeki bir merkez, ısı yapım ve tüketimi arasındaki dengeyi düzenlemek ve böylelikle vücut ısısını kontrol etmekle görevlidir. Bakteri istilasında, hem ısı yapımı, hemde tüketimi etkilenir. Yüksek ateşin gelişini haber veren en belli başlı belirtiler, gereksiz üşüme duygusu ve vücudun kontrol edilemeyecek şekilde titremesidir. Bu dönem ateşin, soğuk dönemi, diye adlandırılır. Çünkü deri soğuk ve nemlidir, ama gerçekte vücut ısısı yükselmiştir ve çocuklarda havale adı verilen çırpınma hali bu dönemde belirir. Ateş bütün vücuda yayılıp yerleşince, sıcak dönem başlamıştır ve burada deri, sıcak ve kurudur, halsizlik, kas ve baş ağrısı ve susuzluk vardır. İdrar miktarı azalmıştır, kabızlık, kusma, bulantı da görülebilir, nabız ve solunum hızlanmıştır. Bu dönemi şiddetli terleme, bol ve yoğun bir idrar yapma, genel bir rahatlama izler. Bu son durum, çabuk oluşursa kriz diye adlandırılır. Çok yüksek ateş sırasında görülebilen ölümün nedenleri, kalbin çok zayıf olması ve en ufak bir zorlamada tükenmesi (bu durumda ölüm anidir) veya hastanın gittikçe artan zafiyet belirtileriyle komaya girmesidir (bu durumda ölüm ani değildir). Ateş, düzenli bir surette saptanıp bir çizelgeye kaydedilirse, bazı belirli eğriler ortaya çıkar ki, bu eğrilerin şekli, enfeksiyonun cinsi hakkında yararlı bilgi verir. Yüksek ateş, basit bir hastalığa, düşük veya normal ateş de önemli bir hastalığa bağlı olabilir. Ayrıca, çocuklar çok sık rahatsızlıktan söz edebilirler ve her şikayette ateşine bakmak, o çocuğu nörotik yapabilir. Termometre (derece) kullanan bir doktor, teşhisini ateşe göre koymaz, fakat hastanın ateşi, doktorun koyacağı teşhise yardımcı olur. Dolayısıyla, ateş mevcudiyeti, daima anlamlıdır, ama ateş bir belirtidir ve tedavisi, esas sebebe yönelmelidir.
Öneriler: Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı aslanpençesi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.

  1. Bir litre suyun içine bir avuç pamuk tohumu katıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün birer çorba kaşığı içilir.
  2. Bir adet limon ortasından kesildikten sonra arasına bir çay kaşığı tuz yerleştirilip her iki yarım limon ince bir telle bağlandıktan sonra bir ateşin üzerinde limonun dış kabuğu kararana kadar pişirilir. Ilımasının ardından bağlı teller çözülerek limonlar hastanın vücuduna hafif hafif sıkılarak sürülür.
  3. Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oranında veba otu kökü katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere yudumlanarak içilir.
  4. Bir litre suyun içine bir avuç karanfil çiçeği katıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün ikişer çorba kaşığı içilir.
  5. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı demirhindi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  6. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı papatya katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  7. Bir litre suyun içine bir avuç ufalanmış çiçeksiz dişbudak ağacı (kabukları) katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  8. İki litre suyun içine iki avuç ince kıyılmış lavanta çiçeği katılıp suyu buharlaşıp yarıya inene kadar kaynatıldıktan sonra süzülerek, hastanın tüm vücudu bu su ile ovulur.
  9. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kantaron katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  10. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış maydanoz katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  11. Bir litre suyun içine bir avuç ufalanmış çiçeksiz akasya ağacı (genç dallarının kabukları) katılıp kaynatılmasının ardından suyunun içine batırılacak bir tülbent fazla sıkılmadan hastanın başına bağlanır.
  12. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı acı pelin yaprağı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  13. Bir miktar okaliptüs yaprağı ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar saf alkol eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sıcak bir yerde iki hafta bekletildikten sonra günde üç öğün bir kahve fincanı suyun içine 10-15 damla katılıp içilir.
  14. Bir litre suyun içine bir avuç menekşe katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer kahve fincanı içilir.
  15. Hastanın vücuduna bol miktarda sarımsaklı yoğurt sürülür. Yoğurdun kurumasının ardından temiz ve ılık bir bezle vücut silinir.
  16. Hastanın başına sirke ile ıslatılmış ve fazla sıkılmamış bir tülbent bağlanır. Gerekirse sirkeye batırılmış bir çarşaf hasta soyulduktan sonra vücuduna sarılır.
  17. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış şahtere otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  18. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kabak katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  19. Bir litre suyun içine bir çorba kaşığı kinin ile sekiz adet aspirin atılıp erimesi beklendikten sonra elde edilen bu su ile tüm vücut ovulur.