YÜZ FELCİ

YÜZ FELCİ
Tanımı: (Bell Felci) Yüz felcinin en sık görülen biçimidir.
Nedenleri: Bell felcinin (yüz felci) nedeni bilinmemektedir. Ancak yüz siniri iltihaplanır ve uyarıları iletemez. Bu durum geçici olup 1-2 günde geçebileceği gibi 1-2 haftada sürebilir. Ancak biz burada aşırı soğuğa maruz kalmaktan dolayı oluşan yüz felcine öneriler getireceğiz.
Öneriler: Bir miktar binbirdelik otu ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sıcak bir yerde iki hafta bekletildikten sonra süzülerek yüze hafif friksiyonlarla sürülür.

  1. Bir miktar kekik otu ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sıcak bir yerde iki hafta bekletildikten sonra süzülerek yüze hafif friksiyonlarla sürülür.
  2. Bir cezvenin içinde bir su bardağı zeytinyağı kaynatılıp içine iki silme yemek kaşığı toz karabiber katıldıktan sonra iyice karıştırılıp süzülmesinin ardından yüze sürülür.
  3. Bir miktar mersin yaprağı ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sıcak bir yerde iki hafta bekletildikten sonra süzülerek yüze hafif friksiyonlarla sürülür.

YÜZ AĞRILARI

YÜZ AĞRILARI
Tanımı:
Genellikle yüzün bir yanında yada her iki yanında hissedilen yanak yada yanak üstünde oluşan ağrıdır.
Nedenleri: Yüze ifade sağlayan kasların spazmıdır.
Öneriler: Güneşli bir havada toplanmış papatya, sığırkuyruğu, civanperçemi ve kekik otu kısa bir müddet güneşte bırakılıp (taze-kuru arası bir hale gelene kadar) küçük bir yastığa (yanak boyutlarında) aynı oranda doldurulup ağrıyan yerin üzerine konur.

  1. Güneşli bir havada toplanmış kurtpençesi kısa bir müddet güneşte bırakılıp (taze-kuru arası bir hale gelene kadar) küçük bir yastığa (yanak boyutlarında) aynı oranda doldurulup ağrıyan yerin üzerine konur.
  2. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı civanperçemi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  3. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı sığırkuyruğu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  4. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  5. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı papatya katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  6. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ısırgan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.

YÜKSEK ATEŞ

YÜKSEK ATEŞ
Tanımı: Vücudun normalin üstünde bir sıcaklık gösterip, normal fonksiyonunun bozulması halidir. Normal vücut ısısı 36.9 derecedir. Fakat, bütün bir gün süresince, bu ısı 36.9 derece (veya biraz altı) ile 37.5 derece arası normal olarak oynayabilir. Nitekim, fazla yemek yedikten sonra, çok sıcak ve nemli havalarda, uzun ve yorucu idman sonrası, vücut ısısı yükselir ve saat 14-21 arası en yüksek, 1.30-7 arası en düşük düzeyindedir. Kadınlarda, vücut ısısı, bir adet devresi boyunca değişkenlik gösterip  gebe kalınabilecek ve kalınamayacak günlerin hesabında yaralıdır.
Yüksek vücut ısısı, genellikle (ancak bu kesin değildir) bir bakteri veya virüs enfeksiyonu belirtisidir. Vücut ısısı güneş çarpmalarında, bazı tip beyin hastalıklarında veya zedelenmelinde ve özellikle çocuklardaki sinirsel şoklarda çok belli olarak yükselir. Beyindeki bir merkez, ısı yapım ve tüketimi arasındaki dengeyi düzenlemek ve böylelikle vücut ısısını kontrol etmekle görevlidir. Bakteri istilasında, hem ısı yapımı, hemde tüketimi etkilenir. Yüksek ateşin gelişini haber veren en belli başlı belirtiler, gereksiz üşüme duygusu ve vücudun kontrol edilemeyecek şekilde titremesidir. Bu dönem ateşin, soğuk dönemi, diye adlandırılır. Çünkü deri soğuk ve nemlidir, ama gerçekte vücut ısısı yükselmiştir ve çocuklarda havale adı verilen çırpınma hali bu dönemde belirir. Ateş bütün vücuda yayılıp yerleşince, sıcak dönem başlamıştır ve burada deri, sıcak ve kurudur, halsizlik, kas ve baş ağrısı ve susuzluk vardır. İdrar miktarı azalmıştır, kabızlık, kusma, bulantı da görülebilir, nabız ve solunum hızlanmıştır. Bu dönemi şiddetli terleme, bol ve yoğun bir idrar yapma, genel bir rahatlama izler. Bu son durum, çabuk oluşursa kriz diye adlandırılır. Çok yüksek ateş sırasında görülebilen ölümün nedenleri, kalbin çok zayıf olması ve en ufak bir zorlamada tükenmesi (bu durumda ölüm anidir) veya hastanın gittikçe artan zafiyet belirtileriyle komaya girmesidir (bu durumda ölüm ani değildir). Ateş, düzenli bir surette saptanıp bir çizelgeye kaydedilirse, bazı belirli eğriler ortaya çıkar ki, bu eğrilerin şekli, enfeksiyonun cinsi hakkında yararlı bilgi verir. Yüksek ateş, basit bir hastalığa, düşük veya normal ateş de önemli bir hastalığa bağlı olabilir. Ayrıca, çocuklar çok sık rahatsızlıktan söz edebilirler ve her şikayette ateşine bakmak, o çocuğu nörotik yapabilir. Termometre (derece) kullanan bir doktor, teşhisini ateşe göre koymaz, fakat hastanın ateşi, doktorun koyacağı teşhise yardımcı olur. Dolayısıyla, ateş mevcudiyeti, daima anlamlıdır, ama ateş bir belirtidir ve tedavisi, esas sebebe yönelmelidir.
Öneriler: Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı aslanpençesi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.

  1. Bir litre suyun içine bir avuç pamuk tohumu katıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün birer çorba kaşığı içilir.
  2. Bir adet limon ortasından kesildikten sonra arasına bir çay kaşığı tuz yerleştirilip her iki yarım limon ince bir telle bağlandıktan sonra bir ateşin üzerinde limonun dış kabuğu kararana kadar pişirilir. Ilımasının ardından bağlı teller çözülerek limonlar hastanın vücuduna hafif hafif sıkılarak sürülür.
  3. Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oranında veba otu kökü katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere yudumlanarak içilir.
  4. Bir litre suyun içine bir avuç karanfil çiçeği katıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün ikişer çorba kaşığı içilir.
  5. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı demirhindi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  6. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı papatya katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  7. Bir litre suyun içine bir avuç ufalanmış çiçeksiz dişbudak ağacı (kabukları) katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  8. İki litre suyun içine iki avuç ince kıyılmış lavanta çiçeği katılıp suyu buharlaşıp yarıya inene kadar kaynatıldıktan sonra süzülerek, hastanın tüm vücudu bu su ile ovulur.
  9. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kantaron katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  10. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış maydanoz katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  11. Bir litre suyun içine bir avuç ufalanmış çiçeksiz akasya ağacı (genç dallarının kabukları) katılıp kaynatılmasının ardından suyunun içine batırılacak bir tülbent fazla sıkılmadan hastanın başına bağlanır.
  12. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı acı pelin yaprağı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  13. Bir miktar okaliptüs yaprağı ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar saf alkol eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sıcak bir yerde iki hafta bekletildikten sonra günde üç öğün bir kahve fincanı suyun içine 10-15 damla katılıp içilir.
  14. Bir litre suyun içine bir avuç menekşe katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer kahve fincanı içilir.
  15. Hastanın vücuduna bol miktarda sarımsaklı yoğurt sürülür. Yoğurdun kurumasının ardından temiz ve ılık bir bezle vücut silinir.
  16. Hastanın başına sirke ile ıslatılmış ve fazla sıkılmamış bir tülbent bağlanır. Gerekirse sirkeye batırılmış bir çarşaf hasta soyulduktan sonra vücuduna sarılır.
  17. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış şahtere otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  18. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kabak katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  19. Bir litre suyun içine bir çorba kaşığı kinin ile sekiz adet aspirin atılıp erimesi beklendikten sonra elde edilen bu su ile tüm vücut ovulur.

YILAN SOKMASI

YILAN SOKMASI
Tanımı: Genellikle, iki çeşit yılan zehiri vardır. Biri, sinir sistemini etkiler, diğeri ise, vücudun sabit hücreleriyle, kan hücrelerinin zehiridir. Yılanın soktuğu yerde ağrı ve şiddetli reaksiyonun olması, özellik taşır. Bazı yılanların soktuğu bölgede ise, yerel kangren oluşur. Şiddetli bir sokma sonucu, idrarda ve dışkıda kan belirebilir. Ayrıca, zehir, kan pıhtılaşmasını azalttığından, burun kanamalarına ve kan kusmalarına rastlanır. Sinir sistemini etkileyebilecek yılanların soktuğu yerdeki ağrı ve yerel reaksiyon, diğerindekinden azdır. Başlıca etki, sinir sistemi felcidir. Yayılan duyu yitimi, konuşma güçlüğü, görme bulanıklığı, bulantı, kusma ve endişe hali görülür. Hasta ayakta duramaz ve solunum sıkıntısı belirir. Yılanın soktuğu insan, genellikle çok korkmuş olduğundan, ilk önlem onu yatıştırmak olmalıdır. Yılanın öldürülüp, teşhis edilebilmesi için saklanması gerekmektedir. Hasta kımıldatılmamalıdır, yada gerekirse, yavaş yavaş hareket ettirilmelidir. Yara erişilebilen yerdeyse, emilir ama kesilmez. İyice yıkanır ve kol yada bacaktaysa, oynatılmaması için bir tahtaya bağlanır ve kalp ile yara arasına bir turnike (kol yada bacağı sıkıştırıp, atardamarlarla toplardamarları basınç altına almak ve buralardaki kan akımını durdurmaktır. Bir, ip, lastik, kravat gibi. Bu durum zehirin dolaşıma geçmesini engellemek için yapılır ve iki saatten fazla uygulanmaz) konur. Bu turnike, yarım saatte bir, bir dakika süreyle gevşetilir ve turnike yapılmaya başlanan saat mutlaka bilinmelidir. Yılan sokmasında en önemli davranış, hastanın hareketsiz tutulmasıdır. En yakın bir sağlık kuruluşuna mutlaka yetiştirilmelidir.
Öneriler: Bol sarımsaklı yoğurt yenmeli ve iyice dövülmüş sarımsak yılanın sokmuş olduğu yere sürülmeli.

  1. Bir miktar dulavrat otu iyice yıkanıp temizlendikten sonra, nemli halde mikserden geçirilip, bir tülbent yardımıyla sıkılarak elde edilen özsuyu, yılanın sokmuş olduğu yere sürülür.
  2. Bir miktar dar yapraklı sinir otu iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilip, bir tülbent yardımıyla sıkılarak  elde edilen özsuyu, yılanın sokmuş olduğu yere sürülür.
  3. Bir miktar sinameki iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilip, bir tülbent yardımıyla sıkılarak  elde edilen özsuyu, yılanın sokmuş olduğu yere sürülür.
  4. Bir miktar yavşan otu iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilip, bir tülbent yardımıyla sıkılarak  elde edilen özsuyu, yılanın sokmuş olduğu yere sürülür.
  5. Bir miktar dişbudak yaprağı iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilip, bir tülbent yardımıyla sıkılarak  elde edilen özsuyu, yılanın sokmuş olduğu yere sürülür.
  6. Bir miktar sığırkuyruğu (yaprak ve çiçekleri) iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilip, bir tülbent yardımıyla sıkılarak  elde edilen özsuyu, yılanın sokmuş olduğu yere sürülür.
  7. Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir tatlı kaşığı kendir tohumu az miktarda su ile karıştırılarak lapa haline getirildikten sonra yılanın sokmuş olduğu yerin üzerine sürülür.

YILANCIK

YILANCIK
Tanımı: (Erizipel) Derinin bir streptokok enfeksiyonudur.
Nedenleri: Küçük yara veya sıyrıklardan içeri girmiş olan streptococcus pyogenes tir. Deride, çevresinden kabarık olan ağrılı, duyarlı ve yayılan bir kızartı, ateş ve titremedir. Enfekte bölgenin sınırları çok çabuk yayılır ve belirtiler arttıkça hastada delirium başlar, hasta gittikçe ağırlaşır. Enfeksiyon vücudun herhangi bir yerinde olabilir. En sık yüzde, burun kanatlarından yayılan şekline rastlanır. İhmal edilmemesi ve mutlaka uzman bir doktora danışılması gereken bir hastalıktır.
Öneriler: Taze ve yeni çiçek açmış ayı sarımsağı ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar konyak eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sızak bir yerde iki hafta bekletildikten sonra günde üç kez bir kahve fincanı suyun içine 10-15 damla katılıp içilir.

  1. Havanda dövülerek iyice ufalanmış (kabukları soyulmuş) bir çay bardağı süzme bal yarım litre suyun içine atılıp su buharlaşana ve içindeki malzeme lapa haline gelene kadar kaynatılıp elde edilen lapa bir tamponun üzerine sürülüp söz konusu yılancığın bulunduğu bölgeye sürülerek kullanılır.
  2. Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı ince kıyılmış çıban otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra sabahları aç karnına bir çay fincanı içilir.
  3. Yarım litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç sarı sumak yaprağı katılıp su buharlaşana içindeki malzeme lapa haline gelene kadar kaynatılıp bir tamponun üzerine sürülerek söz konusu yılancığın yayıldığı bölgeye sürülür.
  4. Bir miktar kaya koruğu yaprağı iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılarak elde edilen özsuyuna bir tampon batırılıp söz konusu yılancığın yayıldığı bölgeye kompres olarak uygulanır.
  5. Bir litre taze sütün içine bir adet benekli yılan yastığı kökü katılıp on iki saat bekletildikten sonra ısıtılıp sütün içine batırılacak olan bir tampon yılancığın yayıldığı bölgenin üzerine konur.
  6. Bir miktar öksürük otu iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip, elde edilen posa yılancığın yayıldığı bölgenin üzerine konur. Aynı zamanda da bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış öksürük otu yaprağı katılıp, kaynatılmasının ardından süzülerek elde edilen suyuna bir tampon daldırılıp söz konusu yılancığın yayıldığı bölgeye kompres olarak uygulanır.
  7. Yarım litre suyun içine iyice dövülmüş bir avuç çiriş oto kökü katılıp su buharlaşana içindeki malzeme lapa haline gelene kadar kaynatılıp, bir tamponun üzerine sürülerek söz konusu yılancığın yayıldığı bölgeye sürülür.
  8. Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı ince kıyılmış ısırgan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  9. Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı ince kıyılmış ıhlamur katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra günde üç öğün birer çay fincanı ve beraberinde de yine birer çay fincanı portakal suyu içilir.
  10. Bir miktar lahana yaprağı iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip elde edilen posa yılancığın yayıldığı bölgenin üzerine konur.
  11. Bir tavanın içine yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç ince kıyılmış ebegümeci (yaprağı) katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Gerektiğinde yılancığın yayılmış olduğu bölgeye sürülerek kullanılır.
  12. Yılancığın olduğu bölgenin üzerine pis kanı emmesi için sülük bırakılır.

YATIŞTIRICILAR

YATIŞTIRICILAR
Tanımı: (Trankilizan) Yersiz endişe halini gideren, heyecanları dindiren maddelere verilen addır.
Nedenleri: İnsanın yaşam süresi içinde, çeşitli inişlerin ve çıkışların olması, sosyal ilişkilerinde, ekonomik ilişkilerinde tedirginlikler yaşaması ve bu durumların kişinin sinirlerini yıpratması, yersiz endişe hallerine düşmesine neden olmaktadır. Bunların dışında sınav heyecanı zifaf gecesi gereksiz korku vb. gibi hallerde bu yatıştırıcıların oldukça faydası olur.
Öneriler: Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı ince kıyılmış papatya katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra aralıklarla yudumlanarak içilir.

  1. Gereksinim duyulduğu hallerde, ince kıyılmış bir miktar taze biberiye ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar beyaz şarap eklenip ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sıcak bir yerde iki hafta bekletilir. Gerektiğinde 1-2 çorba kaşığı içilir.
  2. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ayıpençesi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp gün içinde yudumlanarak içilir. Özellikle korku ve endişenin neden olduğu durumlarda yatıştırıcı olarak oldukça faydalıdır.
  3. Bir miktar pırasa iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen bir kahve fincanı özsuyu gereksinim duyulduğu hallerde içilir.
  4. Taze ve yeni çiçek açmış kedi otu ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar konyak eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sızak bir yerde iki hafta bekletilir. Gereksinim duyulduğu hallerde az suyun içine 10-15 damla katılıp içilir.
  5. Taze ve yeni çiçek açmış nane ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar konyak eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sızak bir yerde iki hafta bekletilir. Gereksinim duyulduğu hallerde az suyun içine 10-15 damla katılıp içilir.
  6. Taze ve yeni çiçek açmış çıban otu ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar konyak eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sızak bir yerde iki hafta bekletilir. Gereksinim duyulduğu hallerde az suyun içine 10-15 damla katılıp içilir.
  7. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış yarım çay kaşığı tıbbi kestere katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp gün içinde yudumlanarak içilir. Bitkinin zehirli olmasından ötürü verilen dozun kesinlikle aşılmaması gerekmektedir.
  8. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı turunç kabuğu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp gün içinde yudumlanarak içilir.
  9. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oğul otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp gün içinde yudumlanarak içilir.
  10. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı dulavrat otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp gün içinde yudumlanarak içilir.
  11. Taze ve yeni çiçek açmış aynısefa otu ince kıyılıp ağzı geniş bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üzerine ağzına kadar konyak eklenip sıkıca kapatıldıktan sonra güneş görebileceği veya sızak bir yerde iki hafta bekletilir. Gereksinim duyulduğu hallerde az suyun içine 10-15 damla katılıp içilir.
  12. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı çuha çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.
  13. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı karaman kimyonu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp gün içinde yudumlanarak içilir.
  14. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.
  15. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı binbirdelik otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.
  16. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı yabani yasemin sapı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.
  17. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı mübarek dikeni (meyveleri) katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir. Böbreklerinden rahatsız olanların kullanmamaları gerekmektedir.
  18. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kokulu yapışkan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp gün içinde yudumlanarak içilir.
  19. Gereksinim duyulduğu hallerde, bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı sarı yoğurt otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.
  20. Bir su bardağı soğuk suyun içine ince kıyılmış iki silme çay kaşığı tıbbi melek otu katılıp bir saat kadar soğuk suda dinlendirildikten sonra kaynatılıp, süzülerek gün içinde aralıklarla yudumlanarak içilir.

YATAĞA İŞEME

YATAĞA İŞEME
Tanımı: (Enuresis) Altını istem dışı idrar kaçırıp ıslatmaktır.
Nedenleri: Organik olması durumunda, diyabet, böbrek hastalığı yada mesanenin sinirsel kontrolünde bir bozukluk aranmalıdır. Hiçbir organik anomali bulunmadığı halde, bu durumun psikolojik nedeni araştırılır. Genellikle, ana baba baskısı etkendir. Bir çocuk 18 aylık olana kadar mesane kontrolünü sağlayamaması normaldir. 2 yaşından sonra bile, çocuğun ara sıra, idrar kaçırması normal olarak görülür. Çocuğun her yatağı ıslatışı, ana baba tarafından büyük bir olay haline getirilmesi durumunda, çocukta, bu durum sürekli olmaya başlar. Genellikle şefkat duygusu verilen çocukta, durumun düzeldiği görülür. Ayrıca yatmadan önce sıvı verilmemesi de yararlı bir önlemdir.
Öneriler: Bir miktar güneş altında toplanmış bin bir delik otu bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf alkol eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki üç hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilip şişenin içindeki yağ kırmızı bir renk aldıktan sonra bir tülbent yardımıyla posası da sıkılmak suretiyle temiz bir şişeye aktarılır. Günde üç öğün bir yemek kaşığı suyun içine beşer damla damlatılarak kullanılır. Bu uygulama mesanenin sinirsel kontrolünde bir rahatsızlık durumunda oldukça faydalı olacaktır. Aynı zamanda bu tentürü dıştan mesane bölgesine friksiyon yaparak da kullanılabilir.

  1. Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı havlıcan katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.
  2. İki avuç ince kıyılmış civanperçemi (sap ve çiçekleri) yarım kova (2,5 lt.) soğuk suyun içine katılıp on iki saat bekletilip ertesinde ısıtılarak yarım kova banyo suyuna süzülerek ilave edilir ve hergün yirmi dakika boyunca oturularak banyo yapılır. Bitki 2-3 banyo daha kullanılabilir.
  3. Aynı zamanda bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı civanperçemi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve öğleden sonra olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  4. Bir litre suyun içine ikişer yemek kaşığı peygamber çiçeği ile kantaron katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek, üç saatte bir yemek kaşığı alınır.
  5. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir tatlı kaşığı mısır püskülü (uzun süre saklanmış olanlarından kullanılmalı ve kesinlikle taze olmamalıdır) katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra 3 saatte bir, birer yemek kaşığı alınır.
  6. Bir litre suyun içine ikişer yemek kaşığı peygamber çiçeği ile kantaron katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek, üç saat bir birer yemek kaşığı alınır.
  7. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir tatlı kaşığı mısır püskülü (uzun süre saklanmış olanlarından kullanılmalı ve kesinlikle taze olmamalıdır) katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra, üç saatte bir birer yemek kaşığı alınır.
  8. Bir miktar ince kıyılmış servi yaprağı bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir.mesane ve bel bölgesi bu yağ ile ovulur.
  9. Yarım litre suyun içine bir silme yemek kaşığı andız kökü katılıp kaynatılmasının ardından süzülüp, ılıdıktan sonra üzerine bir çay bardağı sirke eklenip akşam yemeğinden sonra yarım çay bardağı içilir.