SAÇ DÖKÜLMESİ TABLETİ

SAÇ DÖKÜLMESİ TABLETİ

Saç dökülmesi tableti nedir? Saç dökülmesi için kullanılan kapsüller ne işe yarar? Her insan kaliteli beslenerek hayatını ve canlılığını sürdürdüğü gibi saçlarda sağlıklı olmak ve güzel görünmek için kaliteli beslenmeye doğal olarak ihtiyaç duyar. Bu beslenme iki şekilde olabilmektedir ki birinci olarak dıştan beslenme (saç bakım ürünleri ile; şampuan, losyon, serum, maske, solüsyon, sprey vb) ve diğeri ise içten beslenme şeklindedir.

Dıştan uygulanan saç bakım yöntemleri yaygın ve bilindik bir yötem olması nedeniyle çoğumuzca bilinmektedir. Buna ilaveren saç köklerinin bağlı olduğu kılal damarlar vasıtası ile kanda olan besinleri alması olayına ise saçın içten beslenmesi denmektedir.

Günlük beslenme düzenimiz içinde yeterli vitamin mineral protein bulunmaz ise saçlar için bu olumsuz bir durumdur. Besinler yeterli seviyede vücut içine giriş yapmadıkları taktirde saç için gerekenbesinler sağlanamz ve beslenemeyen her canlı sağlıksız verimsi olacağı gibi saçlarda zayıflar, aşırı dökülü, kırılır, uzamaz, hacim kaybeder, saç derisi üzerinde kepeklenme olur ve buna benzer bir çok problem oluşur.

Saç dökülmesi için tablet saça gereken besinleri bol miktarda içermesi nedeniyle kanda bulunan saç kökü için gerekli besin seviyesini yükseltmektedir. Saç dökülmesi tableti düzenli kullanıldığı takdir de saça oldukça faydalı sonuçlar verecektir. Kullananlar güzel sonuç alacaktır.İyi beslenen her canlı sağlıklı ve güçlü olur. Dıştan gelen hastalıklar, hava kirliliği gibi olumsuz etkilere karşı dirençli olurlar. Ayrıca içten gelen stres ve dengesiz eksik beslenme gibi problemlerin de önüne geçmeye yardımcı olur.

Garlex saç dökülmesine kapsül ve saç tableti faydaları oldukça yüksek oranda saçlar için önem arz etmektedir.

YARALAR

YARALAR
Tanımı: Yaralar, kesik, delik, ezik, parçalanmış ve derin delinmiş olarak sınıflandırılır.
1-    Kesikler: Bıçak gibi kesici bir aletin yaptığı yaralardır. Bunlar, çok kanayabilen ve kenarları birbirinden uzaklaşan tip yaralar olduğu gibi, çok da basit olabilir. Çok kanayan ve kenarları birbirinden uzaklaşan yaralar, temizlendikten sonra, dikilir ve birinci derece iyileşmeye terk edilir. Kesik kenarların arasındaki yarık, serum ve kan pıhtısıyla dolar ve ikincil enfeksiyon eklenmezse, yara bir, iki haftada iyileşir.
2-    Delikler: bunlar, delici aletin ulaştığı derinlik bilinmediğinden ötürü, tehlikeli yaralardır. Derin delinme olasılığı karşısında (tüm karın delici yaralarında bu olasılık vardır) hastada dikkatle iç kanama yada peritonit belirtileri aranır. Derideki yaranın büyüklüğüyle, delinmenin derinliği arasında bir ilgi yoktur.
3-    Ezikler: Örneğin otomobil altında kalma sonucu oluşan şiddetli ezikler (çürükler) önemli yaralanmalar olabilir. Ezilmiş dokunun ne kadarının öldüğü ancak zamanla belli olur ve ölü dokunun enfekte olmasının sonucu, gazlı kangrendir. Bundan başka, ezilen dokudan herhangi bir dış belirti olmaksızın bol miktarda kan ve sıvı kaybolabileceğinden hastaya gerekli sıvı verilmezse ağır şoka girebilir.
4-    Parçalanmış yaralar: Bunlar enfeksiyona en elverişli ve trafik kazalarında en sık oluşan yaralardır. Tüm parçalanmış yaralar, cerrah tedavisi gerektirir. Bunlar iyice temizlenir, ölü ve yıkılmış doku bölümleri, genel anestezi altında çıkartılır ve ancak yaşayan temiz kan dolaşımı sağlam dokular bırakabilir.
5-    Derin Delinmiş Yaralar: Bunlar, kurşun ve metal parçacıklarının deriyi delmesiyle oluşur. Delen cismin, ufak bir giriş yeriyle, geniş bir çıkış deliği vardır ve bu iki delik arasındaki dokular ileri derecede yıkılmıştır. Delici cismin izlediği yol açılır, tüm kirlenmiş ve parçalanmış dokular çıkartılır, yabancı maddeler alınır. Yaraların iyileşmesinde rastlanan komplikasyonlar, kanama, enfeksiyon ve doku ölümüdür. Biriken kan dışarı akıtılmalı, enfekte yaralar açılıp cerahat ve ölü doku çıkartılmalıdır. Bu yaralar, ikinci derecede iyileşmeye terk edilebilir, yani dokunun yavaş yavaş oluşması beklenir ve bazen de ikincil dikişle kapatılmaları gerekebilir. Her yaralanmada tetanoz tehlikesi göz önünde bulundurulmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Sizlere yukarıda genel bir bilgi amacı taşıyan ve yaralar hakkında gerekli bilgiyi, her an hepimizin başına gelebileceğinden dolayı sunduk. Aşağıdaki öneriler, basit ve doktor müdahalesi gerektirmeyen yaralar için olup kanı durdurmak, enfeksiyonu engellemek ve yaranın çabuk iyileşmesini sağlamak gibi önerileri kapsamaktadır. Bunun dışındaki bir durum halinde, mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmakta yarar vardır
Öneriler: Bir miktar taze papatya çiçeği bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde bir steril tampon gazlı bezin üzerine konulur ve bir sargı bezi ile sarılır.

  1. Bir miktar ayı sarımsağı iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu veya posası kanamayı durdurmak için oldukça faydalıdır.
  2. Ağza alınıp kısa bir süre çiğnenen tütün kanı durdurmak amacıyla yaranın üzerine basılır.
  3. Bir miktar ayvanın üzerindeki tüyler toplanır ve kanayan yerin üzerine bastırılır. İyi bir kan dindiricidir.
  4. Kanayan bir yaranın üzerine büyüklüğüne göre bir parça muz kabuğu konulur. Bu kanamanın hemen kesilmesinde oldukça fayda vardır.
  5. Yaranın üzerine bir parça tarçın serpilir. Bu işlem yarayı kurutmak açısından faydalıdır.
  6. Yarım litre suyun içine üç çorba kaşığı havanda dövülmüş keten tohumu katılıp, suyun, buharlaşarak içindeki maddenin lapa haline gelmesine kadar kaynatılıp, ardından bu lapa, bir steril tamponun üzerine sürülür ve yara steril bir gazlı bezle sarılır. Yaranın bir an evvel iyileşmesinde faydalı olur.
  7. Bir miktar mayasıl otu iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu veya posası kanamayı durdurmak ve mikrop kapmasını önlemek için oldukça faydalıdır.
  8. İki çorba kaşığı vazelin ile bir tatlı kaşığı asit borik iyice karıştırıldıktan sonra steril bir tamponun üzerine sürülüp steril bir sargı bezi ile yara sarılır.
  9. Bir miktar aslanpençesi iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu ile yara temizlenip mikrop kapması engellenir. Özelliklede derin bıçak yaralarına ve geç iyileşen yaralara oldukça faydalıdır.
  10. Bir litre suyun içine bir avuç at kestanesi tohumu katılıp su buharlaşıp içindeki malzeme iyice lapa haline getirildikten sonra bir steril tampon gazlı bezin üzerine bu lapadan sürülüp yaranın üzerine konur ve bir sargı bezi ile sarılır.
  11. Bir miktar güneş altında toplanmış bin bir delik otu bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar bezir yağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe 2-3 hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilip şişenin içindeki yağ kırmızı bir renk aldıktan sonra bir tülbent yardımıyla posası da sıkılmak suretiyle temiz bir şişeye aktarılır. Özellikle yeni yaraların üzerine hemen sürülürse oldukça faydalı sonuçlar alınıp mikrop kapmasını engeller.
  12. Bir cezvenin içinde bir çorba kaşığı kekik iyice kaynatılıp suyunun buharlaşıp lapa haline getirildikten sonra sık gözenekli bir tülbentten süzülüp bir steril tampon gazlı bezin üzerine bu lapadan sürülerek yaranın üzerine konur ve bir sargı bezi ile sarılır.
  13. Bir miktar ayı sarımsağı iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu ile yara temizlenip mikrop kapması engellenir. Özelliklede geç iyileşen yaralara oldukça faydalıdır.
  14. Bir miktar taze dar yapraklı sinirli ot yaprağı yıkanıp temizlenip nemli halde mikserle ezilerek suyu çıkarıldıktan sonra bir steril gazlı bezin arasına posasıyla serilerek bağlanır.
  15. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç koyun otu (sapları, yaprakları ve çiçekleri) katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Gerektiğinde steril bir tamponun üzerine sürülüp yaranın üzerine kapatıp yüne steril bir gazlı bezle sarılır. Kan temizleyici ve yaraların çabuk kapanmasını kolaylaştırıcı bir etkisi vardır.
  16. Bir miktar karamuk yaprağı iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu veya posası steril bir gazlı bezin arasına konup yaranın üzerine yatırıldıktan sonra diğer bir steril gazlı bezle bağlanır.
  17. Bir cezvenin içinde bir çorba kaşığı mahmude otu iyice kaynatılıp suyunun buharlaşıp lapa haline getirildikten sonra birer çorba kaşığı susam yağı ve sirke karıştırılıp sık gözenekli bir tülbentten süzülüp bir steril tampon gazlı bezin üzerine bu lapadan sürülerek yaranın üzerine konur ve bir sargı bezi ile sarılır.
  18. Bir miktar taze defne yaprağı bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde bir steril tampon gazlı bezin üzerine konulur ve bir sargı bezi ile sarılır.
  19. İyice kıyılmış bir çorba kaşığı yaban yasemini (sapları) üç çorba kaşığı havanda dövülerek toz haline getirilmiş keten tohumu ve bu karışımı lapa haline getirecek kadar eritilmiş kuyruk yağı katılıp iyice karıştırıldıktan sonra elde edilen merhem yaranın üzerine sürülüp steril bir gazlı bezle bağlanır.
  20. Bir litre sütün içine ince kıyılmış mine çiçeğinin kurutulmuş dallarından, bir yemek kaşığı kadarı, birlikte bir taşım kaynatılarak, bir tatlı kaşığı havanda dövülmüş keten tohumu eklendikten sonra iyice karıştırılıp, elde edilen mayi yaranın üzerine sürülüp steril bir gazlı bezle bağlanır.
  21. Bir miktar taze tavşancıl otu yıkanıp temizlenip nemli halde mikserle ezilerek suyu çıkarıldıktan sonra bir steril gazlı bezin arasına posasıyla serilerek bağlanır.
  22. Bir cezvenin içinde bir çorba kaşığı sumak yaprağı  iyice kaynatılıp suyunun buharlaşıp lapa haline getirildikten sonra sık gözenekli bir tülbentten süzülüp bir steril tampon gazlı bezin üzerine bu lapadan sürülerek yaranın üzerine konur ve bir sargı bezi ile sarılır.
  23. Bir miktar eğrelti otu iyice yıkanıp temizlendikten sonra ince ince doğranıp bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar üzüm şırası eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde bir steril tampon gazlı bezin üzerine konur ve bir sargı bezi ile sarılır.
  24. Bir litre suyun içine bir adet iri doğranmış patlıcan katılıp kaynatılmasının  ve süzülmesinin ardından kalan patlıcanlar ezilerek lapa haline getirilip steril bir tamponun üzerine sürüldükten sonra yine steril bir gazlı bezle bağlanır.
  25. Bir miktar ceviz içi dörde bölündükten sonra bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Sık gözenekli bir tülbentten süzmek amacıyla geçirilip, steril bir tamponun üzerine damlatıldıktan sonra yaranın üzerine kapatılıp steril bir sargı bezi ile yara bağlanır.
  26. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış sarı yoğurt otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek yara yıkanır ve içine batırılacak steril bir gazlı bezle tampon uygulaması yapılır. Yarayı temizlemek ve mikrop kapmasını engellemek amacıyla kullanılır. Ayrıca yaraların erken iyileşmesini sağlar.
  27. Bir miktar sarımsak otu iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu veya posası steril bir gazlı bezin arasına konarak yaranın üzerine tampon yapıldıktan sonra diğer bir gazlı bezle de bağlanır. Geç iyileşen yaralara oldukça faydalıdır.
  28. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç kokulu yapışkan otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek elde edilen posası iyice dövülüp steril bir gazlı bezin arasına yerleştirildikten sonra yaranın üzerine tampon yapılıp diğer bir sargı bezi ile de yara bağlanır.
  29. Bir miktar tıbbi kestere iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu veya posası steril bir gazlı bezin arasına konarak yaranın üzerine tampon yapıldıktan sonra diğer bir gazlı bezle de bağlanır. Geç iyileşen yaralara oldukça faydalıdır.
  30. Bir miktar yara otu iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu veya posası steril bir gazlı bezin arasına konarak yaranın üzerine tampon yapıldıktan sonra diğer bir gazlı bezle de bağlanır. Geç iyileşen yaralara oldukça faydalıdır.
  31. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç yara otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek yara yıkanır ve içine batırılacak steril bir gazlı bezle yara iyice temizlenir.
  32. Bir cezvenin içinde bir çorba kaşığı havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan kenevir tohumu katılıp su buharlaşıp iyice lapa haline getirildikten sonra steril bir tamponun üzerine sürüldükten sonra yine steril bir gazlı bezle bağlanır.
  33. Bir miktar taze aynısefa çiçeği bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf alkol eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde yarayı temizlemek veya mikrop kapmasını engellemek amacıyla kullanılır.
  34. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç aynı sefa (sapları, yaprakları ve çiçekleri) katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Gerektiğinde steril bir tamponun üzerine sürülüp yaranın üzerine kapatıp yüne steril bir gazlı bezle sarılır. Kan temizleyici ve yaraların çabuk kapanmasını kolaylaştırıcı bir etkisi vardır.
  35. Bir miktar kızılcık yaprağı iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli bir halde mikserden geçirilerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu veya posası steril bir gazlı bezin arasına konarak yaranın üzerine tampon yapıldıktan sonra diğer bir gazlı bezle de bağlanır.
  36. Bir miktar tıbbi karakafes kökü iyice yıkanıp temizlendikten sonra ince ince doğranıp bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf ispirto eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde yarayı temizlemek veya mikrop kapmasını engellemek amacıyla kullanılır.
  37. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç mersin yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek elde edilen posası iyice dövülüp steril bir gazlı bezin arasına yerleştirildikten sonra yaranın üzerine tampon yapılıp diğer bir sargı bezi ile de yara bağlanır. Bu öneri özellikle mikrop kapmış yaraların tedavisinde faydalıdır.
  38. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış çıban otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek yara yıkanır ve içine batırılacak steril bir gazlı bezle tampon uygulaması yapılır. Yarayı temizlemek ve mikrop kapmasını engellemek amacıyla kullanılır. Ayrıca yaraların erken iyileşmesini sağlar.
  39. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış biberiye katılıp kaynatılmasının ardından süzülür ve kalan posa bir çorba kaşığı süzme bal ile iyice yoğrulup yaranın üzerine sürüldükten sonra, yara steril bir sargı bezi ile sarılır. Geç iyileşen yaralar için faydalıdır.
  40. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış uzun lohusa otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek yara yıkanır ve içine batırılacak steril bir gazlı bezle tampon uygulaması yapılır. Yarayı temizlemek ve mikrop kapmasını engellemek amacıyla kullanılır.
  41. Bir yemek kaşığı  tuzsuz saf tereyağı ve yarım çay kaşığı kına iyice birbirine karıştırılarak macun haline getirildikten sonra söz konusu yaranın üzerine sürülerek yaranın mikrop kapmasını engellemek amacıyla kullanılır. Cerahatlı yaralara karşı oldukça faydalıdır.
  42. Bir tavadaki zeytin yağının içinde ve kısık ateşte ısıtılan marul yaprağı söz konusu yaranın üzerine konularak mikrop kapması engellenir.
  43. Bir yemek kaşığı tuzsuz saf tereyağı ve havanda dövülerek toz haline getirilmiş keten tohumu iyice birbirine karıştırılarak macun haline getirildikten sonra yaranın mikrop kapmaması amacıyla kullanılır.
  44. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış Avşar otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek elde edilen su ile mikrop kapmaması için yara yıkanır.
  45. Bir litre sirkenin içine bir avuç sinameki katılıp kaynatılmasının ardından süzülür ve içine batırılacak olan steril bir tamponla yara temizlenir.
  46. Bir litre suyun içine iki avuç ada çayı katılıp kaynatılmasının ardından süzülüp elde edilen suyun içine batırılacak olan bir steril tampon ile yara temizlenir. Oksijenli su yerine kullanılabilir.
  47. Bir miktar ısırgan otu iyice yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilerek bir tülbent yardımıyla elde edilen özsuyu veya posası steril bir gazlı bezin arasına konarak yaranın üzerine tampon yapıldıktan sonra diğer bir gazlı bezle de bağlanır.
  48. Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir silme yemek kaşığı kırmızı kantaron ile bir çorba kaşığı zeytinyağı iyice karıştırıldıktan sonra steril bir tamponun üzerine sürülerek yara kapatılıp diğer bir sargı bezi ile de yara bağlanır. Özellikle kesici ve delici aletlerin neden olduğu yaralarda etkilidir.
  49. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış huş ağacı (yaprak ve tomurcukları) katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek yara yıkanır ve içine batırılacak steril bir gazlı bezle tampon uygulaması yapılır. Yarayı temizlemek ve mikrop kapmasını engellemek amacıyla kullanılır.

YANIKLAR

YANIKLAR
Tanımı: Kaynar su yada buhar, kuru ısıyla  yanmak, alev elektrik akımı yada kimyasal maddelerle haşlanmak/yanmaktır. Yanıklar yıkılan dokunun derinliğine göre sınıflandırılır.
1-    Yüzeysel: Deri kızarıp, içi sıvı dolu kabarcıklar belirir.
2-    Kısmi Kalınlık: Derinin çoğu yıkılmış olmakla birlikte, ufak deri alanları sağlam kaldığından, buralardan yeni deri dokusu oluşabilir.
3-    Tam Kalınlık: Deri tamamen yıkılmış ve yanık, deri altı dokularını da etkilemiştir. Bu sınıflama, yanmış olan deri miktarına göredir. Bunun nedeni yanığın tehlikesinin, yıkılmış deri miktarıyla orantılı olmasıdır.
1.sınıf yanıklar, ender olarak tehlikelidir, fakat çok ağrılıdır. 2. sınıf ve 3. sınıf yanıklar, vücut yüzeyinin üçte birinden fazlasını etkisine almışsa, yanık alanından su ve tuz kaybı olduğundan, ölüm tehlikesi vardır. Buna ek olarak, şok ve enfeksiyon olasılığı da sayılmaktadır.
İlk Yardım: Yanıklar steril yada temiz bir bezle örtülür. Kazaya uğramış kişi, ılık tutulur, sıcak içecekler verilir ve hemen hastaneye taşınır. Ancak acil olarak doktor yardımı sağlanamaması durumunda, yanığın üstündeki bezler, hafif tuzlu bir suda ıslatılıp, yanık üzerine iyice yerleştirilir yada hasta az tuz eklenmiş bir ılık banyo içinde tutulur.
Hafif yanıklar için en uygun tedavi, yanığı gazla örtmektir. İçi sıvı dolu kesecikler oluşursa, bunlara dokunmamak gerekir. Genellikle, iki tedavi yöntemi vardır. Yanığı iyice sarıp kapatmak, yada açık tutmaktır. Aşağıdaki öneriler hafif yanıklar için olup uygulanırken yaranın antiseptik maddelerle temizlenmiş olması gerekmektedir. Bunlar, yaraların iyileşmesini geciktirdiklerinden dikkatli kullanılmaları gerekmektedir. Ağır yanıklarda mutlaka büyük bir sağlık kuruluşunun yanık tedavi merkezine başvurmak gerekmektedir.
Öneriler: Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış şalgam katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek kalan suyun içine steril bir gazlı bez daldırılıp yanığın üzeri temizlenir.

  1. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış leylak katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek kalan suyun içine steril bir gazlı bez daldırılıp yanığın üzeri temizlenir.
  2. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış ciğer otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek kalan suyun içine steril bir gazlı bez daldırılıp yanığın üzeri temizlenir.
  3. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış pancar katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek kalan suyun içine steril bir gazlı bez daldırılıp yanığın üzeri temizlenir.
  4. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç ince kıyılmış ebegümeci (yaprağı) katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  5. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç huş ağacı (püskül ve yaprakları) katılıp kaynatılmasının ardından iyice süzülerek içine daldırılacak steril bir gazlı bezle yanık yarasının üzeri sarılır. Bu pansumanı her gün yenilemek lazımdır.
  6. Bir miktar lahana yaprağı mikser yardımıyla parçalandıktan sonra elde edilen malzeme steril bir gazlı bezin arasına konulup söz konusu yanığın üzerine yatırılır. Bu işlemi sürekli yenilemek gerekmektedir.
  7. Bir miktar kaynar suda on dakika kadar bırakılmış ıspanak mikser yardımıyla parçalandıktan sonra elde edilen malzeme steril bir gazlı bezin arasına konulup söz konusu yanığın üzerine yatırılır.
  8. Steril bir gazlı bezin arasına yeni demlenmiş ve süzülmüş çay posası koyulup gazlı bez yanığın üzerine yatırılır ve gazlı bez kurudukça üzerine süzülmüş olan çay suyu dökülüp bez yeniden nemlendirilir.
  9. Bir miktar kaynar zeytinyağında on dakika kadar bırakılmış marul yaprağı mikser yardımıyla parçalandıktan sonra elde edilen malzeme steril bir gazlı bezin arasına konulup söz konusu yanığın üzerine yatırılır.
  10. Bir miktar İzlanda yosunu bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  11. Bir miktar böğürtlen yaprağı bir sacın yada yağsız bir tavanın üzerinde kavrulup, havanda dövülmek suretiyle toz haline getirildikten sonra bu toza sulu bir merhem olacak kadar bezir yağı katılıp yanığın üzerine sürülür.
  12. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç ince kıyılmış havacıva katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  13. Bir miktar güneş altında toplanmış bin bir delik otu bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar bezir yağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe 2-3 hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilip şişenin içindeki yağ kırmızı bir renk aldıktan sonra bir tülbent yardımıyla posası da sıkılmak suretiyle temiz bir şişeye aktarılır. Yanığın üzerine, her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  14. Yanığın büyüklüğüne göre aynı oranda sirke ile domates salçası iyice karıştırılıp yanığın üzerine sürülür.
  15. Dört çorba kaşığı susam yağı ile bir çorba kaşığı kına iyice karıştırılıp içine batırılacak steril bir sargı bezi ile yanık sarılır.
  16. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç ince kıyılmış aynısefa (sapları, yaprakları ve çiçekleri) katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  17. Yarım litre suyun içine bir avuç ayva çekirdeği atılıp su buharlaşana ve içindeki malzeme lapamsı bir hal alana kadar kaynatılıp, ince gözenekli ve temiz bir tülbentten süzülerek elde edilen lapa söz konusu yanık bölgenin üzerine sürülür.
  18. Bir miktar kaynar suda on dakika kadar bırakılmış pazı mikser yardımıyla parçalandıktan sonra elde edilen malzeme steril bir gazlı bezin arasına konulup söz konusu yanığın üzerine yatırılır.
  19. Bir miktar gelincik bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe 2-3 hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Yanığın üzerine, her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  20. Bir adet (yanığın büyüklüğüne göre çoğaltılabilir) çiğ yumurta beyazı ile yarım çay bardağı zeytinyağı iyice karıştırılıp yanığın üzerine sürülür.
  21. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç arpa katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp içine bir kahve fincanı soğan suyu ilave ettikten sonra on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Yanığın üzerine her gün tekrarlamak suretiyle sürülür.
  22. Yarım litre suyun içine bir kahve fincanı nişasta katılıp kısık ateşte sulu bir lapa haline gelene kadar sürekli karıştırılır ve ılımasının ardından yanığın üzerine sürülür.

VEREM

VEREM
Tanımı: (Tüberküloz) Genel anlamda herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalıktır. Biz burada akciğer veremini konu edeceğiz. Akciğer vereminin yayılmasında en etkili neden, insanların, kalabalık halde, bir arada yaşamasıdır. Sağlık koşulları düzeldikçe verem görülme sıklığı azalmaktadır.
Nedenleri: Hastalık başladığında, genellikle  fark edilmeyip, grip gibi basit diğer hastalıkla karıştırılır. Ateş, öksürük, beklide hafif bir göğüs ağrısı olabilir. İlkel odak adı verilen hasta bölge iyileşir, sıklıkla kireçlenir ve yerel lenf bezleri yozlaşır. İkincil verem başlar, yada basiller, ilkel odaktan yayılırsa, kan tükürmek, kronik öksürük, soluk almayla duyulan göğüs ağrısı, yorgunluk, iştahsızlık, özellikle geceleri terlemek ve kadınlarda da adetlerin kesilmesi belirtileri ortaya çıkar. Hastalık ilerledikçe hasta kilo kaybeder.
Öneriler: Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı atkuyruğu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.

  1. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç bakla yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün yarımşar çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  2. Bir su bardağı sütün içine havanda dövülerek iyice ezilmiş olan on diş sarımsak ve bir kahve fincanı halis tereyağı katılıp iyice karıştırıldıktan sonra her gün bir silme yemek kaşığı yenir. Düzenli olarak yenilmesi gerekmektedir.
  3. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ısırgan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  4. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı radika katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  5. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı öksürük otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  6. Aynı oranda (ince kıyılmış yada havanda dövülmüş) kantaron, ısırgan otu (yaprakları ve çiçekleri) kuru bakla yaprağı ve atkuyruğu iyice karıştırılıp harman edildikten sonra bir çay fincanı kaynar suyun içine iki çay kaşığı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  7. Bir litre suyun içine bir avuç çam filizi katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer yeme kaşığı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  8. Bir miktar taze şeftali yaprağı yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen özsuyu günde üç öğün birer kahve fincanı suyun içine onar damla damlatılarak kullanılır.  Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  9. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kişniş katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  10. Bir litre suyun içine ince kıyılmış birer çorba kaşığı aslankuyruğu ve hindiba kökü katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay bardağı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  11. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı öksürük otu ve kekik katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  12. Aynı oranda (ince kıyılmış yada havanda dövülmüş) ciğer otu, öksürük otu, (yaprakları ve çiçekleri) sizri yapraklı sinir otu ve sığırkuyruğu iyice karıştırılıp harman edildikten sonra bir çay fincanı kaynar suyun içine iki çay kaşığı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  13. Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir tatlı kaşığı çitlembik tohumu ile bir yemek kaşığı süzme bal iyice karıştırılıp bir defada yenir. Bu işlem her gün tekrarlanır.
  14. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı dar yapraklı sinir otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  15. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kantaron katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek bir tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  16. Bir cezvenin içine bir su bardağı su katılıp üzerine minik parçalara bölünmüş bir çorba kaşığı pancar eklenip kaynatılmasının ardından süzülmeden ve pancarlar ezilerek içilir/yenir.
  17. Bir litre suyun içine birer çorba kaşığı hatmi çiçeği ayva çekirdeği ve ciğer otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer yemek kaşığı içilir. Düzenli olarak içilmesi gerekmektedir.
  18. Birer çay kaşığı kakao, tuzsuz tereyağı ve süzme bal iyice karıştırıldıktan sonra bir su bardağı sıcak sütün içine katılıp bir defada içilir. (Kabızlık yapabilir) Günde üç defa tekrarlanır.
  19. Bir çay fincanı soğuk suyun içine bir silme yemek kaşığı sofra tuzu katılıp iyice karıştırıldıktan sonra bir defada içilir. Bu öneri özellikle kanama durumlarında faydalıdır.

VEBA

VEBA
Tanımı: Hasta sıçanlardan insana geçen bir mikrobun oluşturduğu bulaşıcı, öldürücü bir hastalıktır. Temizlik koşullarının uygarlaşması sonucu bugün için pek önemi kalmamıştır.
Nedenleri: Pasteurella pestis adlı mikro-organizmanın yaptığı enfeksiyondur. Organizma, normalde sıçan ve diğer kemiricileri etkiler, fakat bu hayvanlar öldüğünde, pasteurella pestis in konağı olan sıçan piresi, diğer bir sıçan bulamazsa, bir insanın üstünde yaşamaya başlar. Bu veba salgının başlangıcıdır, çünkü veba, insandan insana, pire ve tahtakurularıyla bulaşır. Başlıca üç veba çeşidi vardır.
1-    Hıyarcık Vebası: Kasıktaki şişkinlikler başlıca özelliğidir. Kasıklar, koltuk altları ve boyundaki lenf bezlerinin ağrılı olarak şişmesinden sonra deride yayılan bir döküntü belirir. Hastalığın bu türü, çok öldürücüdür.
2-    Zatüreli Veba: Burada, mikrop akciğerlere girip, çoğalır ve bronko-pnömoni ye yol açar. Balgam kanlıdır, içinde bol sayıda mikrop olduğundan da hastalığı bulaştırma aracıdır. Enfeksiyon öksürük ve hapşırıkla çevreye yayılır.
3-    Sepistemik Veba: Enfeksiyon, kanda o kadar süratle yayılır ki lenf bezlerinin şişmesi için vakit kalmaz. Bu gibi durumlarda mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmakta fayda vardır.

VARİS ÜLSERİ

VARİS ÜLSERİ
Tanımı: Ülser genel anlamda, deri yada mukoza altı dokuları açıkta bırakan kronik yaradır.
Nedenleri: Yetersiz dolaşım ve drenajla (yarada biriken suyu boşaltma) yaralanmadır.
Öneriler: Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç dolusu tıbbi karakafes otu katılıp su buharlaşıp yarıya inene kadar kaynatıldıktan sonra bu suyun içine batırılacak olan bir tülbentin arasına da kalan posa yerleştirilip söz konusu varisli bölgeye bağlanır. Bu işlem sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez tekrar edilir. Gerektiğinde kalan bitki posası aynı işlemden geçirilerek bir kez daha kullanılabilir.

  1. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç ince kıyılmış aynısefa (sapları, yaprakları ve çiçekleri) katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza eldir. Gerektiğinde günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere kullanılır. Bu işlem varisler geçene kadar tekrar edilir.
  2. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç dolusu tıbbi sinirli yaprak katılıp su buharlaşıp yarıya inene kadar kaynatıldıktan sonra bu suyun içine batırılacak olan bir tülbentin arasına da kalan posa yerleştirilip söz konusu varisli bölgeye bağlanır. Bu işlem sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez tekrar edilir. Gerektiğinde kalan bitki posası aynı işlemden geçirilerek bir kez daha kullanılabilir.

VARİS

VARİS
Tanımı: Toplardamar genişlemesidir.
Nedenleri: İki kadından birinde ve kırk yaşını aşkın erkeklerin de dörtte birinde varis oluşmaktadır. Bu olay gerçekte, insanın ayakta durmasının cezasıdır; çünkü, ancak bu durumda kanın yerçekimine karşı bir yönde, kalbe dönmesi sorunu ortaya çıkmaktadır. Normalde, kanın bu geriye dönüşü, bacak kaslarının kasılmasıyla kanı yukarı doğru pompalamış olması sonucu gerçekleşir. Aynı zamanda, toplardamar içindeki kapaklar da sağlam olmalıdır, çünkü bunlar, tek yönlü açıldığından, kanın gereken yönde gitmesini sağlarlar. Kapak yetmezliğinde, toplardamarlar genişler ve içlerindeki kan ilerleyemez. Bu duruma varisleşme adı verilir. Bunların oluşmasında etken faktörler; gebelik, kabızlık, pelvis içinde toplardamarları tıkayan, herhangi bir olay, uzun süre hareketsiz ayakta durmayı gerektiren mesleklerdir. Etkilenen toplardamarlar, derin olanlar değil, derialtında görülen, yüzeysel toplardamarlardır. Bunların kapaklarının yetmezliği sonucu, bacaklarda ağırlık ve yorgunluk hissi, ayak bileklerinin şişmesi, sık görülen deri döküntüleri gibi belirtiler gösterir.
Öneriler: Yarım litre suyun içine bir avuç toz haline getirilmiş havuç tohumu katılıp su buharlaşana ve içindeki malzeme lapamsı bir hal alana kadar kaynatılıp söz konusu varisli bölgenin üzerine sürülüp temiz bir bezle bağlanır. Bu işlem günde iki kez sabah ve akşam tekrarlanır.

  1. Bir miktar at kestanesi (taze tohumları) bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf alkol eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere bir kahve fincanı suyun içine beşer damla damlatılarak kullanılır.
  2. Bir tavanın içine, yarım kilogram içyağı eritilip kızgın yağın içine iki avuç ince kıyılmış aynısefa (sapları, yaprakları ve çiçekleri) katılıp bitkiler çıtırdayana kadar karıştırılır ve ateşten alınıp on iki saat kadar buzdolabında bekletilir. Ertesinde buzdolabından alınan tava hafif ateşte kızdırıldıktan sonra bir tülbent yardımıyla temiz bir kavanozun içine süzülür ve üzerine tülbentte kalan posada sıkılarak tekrar serin bir yerde muhafaza edilir. Gerektiğinde günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere bu merhem, söz konusu varisli bölgenin üzerine sürülerek kullanılır. Bu işlem varisler geçene kadar tekrar edilir.
  3. İçinde su kaynatılan küçük bir tencerenin üzerine içi lahana yaprağı (parçalanmamış) bir kevgir konup yaprakların buharda yumuşaması beklenir ve yumuşayan yapraklar söz konusu varisli bölgenin üzerine sarılır. Yapraklar soğudukça yenisiyle değiştirilir. Günde iki kez, sabah ve akşam bu işleme devam edilir.
  4. Bir miktar papatya bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere söz konusu varisli bölgeye masaj yapılarak yedirilir.
  5. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç dolusu sarı ballıbaba katılıp su buharlaşıp yarıya inene kadar kaynatıldıktan sonra bu suyun içine batırılacak olan bir tülbentin arasına da kalan posa yerleştirilip söz konusu varisli bölgeye bağlanır. Bu işlem sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez tekrar edilir. Gerektiğinde kalan bitki posası aynı işlemden geçirilerek bir kez daha kullanılabilir.
  6. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç asma yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün yarımşar çay bardağı içilir.
  7. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç dolusu tıbbi karakafes otu katılıp su buharlaşıp yarıya inene kadar kaynatıldıktan sonra bu suyun içine batırılacak olan bir tülbentin arasına da kalan posa yerleştirilip söz konusu varisli bölgeye bağlanır. Bu işlem sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez tekrar edilir. Gerektiğinde kalan bitki posası aynı işlemden geçirilerek bir kez daha kullanılabilir.
  8. Bir çay fincanı kaynar suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan yarım çay kaşığı üzerlik tohumu katılıp gün içinde yudumlanarak içilir.
  9. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç yulaf sapı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün yarımşar çay bardağı içilir.
  10. Bir litre suyun içine ince kıyılmış bir avuç tere otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün yarımşar çay bardağı içilir.