TANSİYON

TANSİYON
Tanımı:
(Kan basıncı) Kanın damarlara içeriden yaptığı basınçtır. Kalp, atardamarlara kanı yüksek bir basınçla iter; kan basıncı olmasaydı, dolaşım mümkün olmazdı. Kan basıncının en yüksek olduğu an, kalp kasılması, en düşük olduğu an ise, kalp gevşemesi zamanıdır. Sağlam bir genç erişkinde en yüksek basınç 120mm. Hg (cıva) en düşük olanı ise 80mm. Hg (cıva) basıncına eşittir. Bu durum, halk arasında küçük/büyük (hipotansiyon/hipertansiyon) tabiriyle bilinen 120/80 basınç olarak belirtilir. Bu basınçlar arası fark, nabız basıncıdır. Yaşla, kan basıncıda yükselir. Belirli bazı hastalıklar da, kan basıncının artmasına yol açar.
Hipotansiyon (alçak kan basıncı): Açık nedenler (aşırı kanama yada ağrı) dışında duruşa bağlı (postural) hipotansiyon adı verilen ve yatar durumdan ani olarak ayağa kalkma veya oturma durumuna geçişte görülen bir tansiyon düşüşü vardır. Hipotansiyon belirtileri, geçici baş dönmesi şeklinde hafif, yada bayılma gibi şiddetli olabilir. Duruşa bağlı hipotansiyon, kalp hastalığı belirtilerinden olabileceği gibi, özellikle yüksek kan basıncını alçaltmaya yarayan ilaçlar gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Ayrıca ender olarak genellikle orta yaşlı erkeklerde, iktidarsızlık ve terleme halinin olmamasıyla birlikte, duruşa bağlı hipotansiyon görülebilir.
Öneriler: Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ökse otu katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından gerektiğinde yudumlanarak içilir.

  1. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı çobançantası katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek gerektiğinde yudumlanarak içilir.
  2. Bir su bardağı ayran ile bir tatlı kaşığı tuz iyice karıştırılıp içilir.

Hipertansiyon (Yüksek Kan Basıncı): Birincil hipertansiyonda, belirli bir neden görülemez. İkincil hipertansiyon, böbrek hastalıkları, anada toksemi görülen gebelikler, bazen de iç salgı bezleri bozuklukları sonucu belirir. Vakaların çoğu birincil tiptir ve bazılarının, soy geçmişlerinde de hipertansiyon vardır. Hipertansiyona bağlı olan baş ağrısı çok şiddetlidir, başın arka bölümünde duyulur ve kusmayla birlikte görülür. Hastaların çoğu ise, şiddetli ve sinirsel hallerde görülen baş ağrılarından şikayetçidir. Vücut ağırlığı devamlı kontrol edilmeli, sigarayı bırakmak hastayı sıkıntıya sokacaksa minimum düzeye indirilmelidir. Aşırı olmaması şartıyla alkol alması sakıncalı değildir. Tuz elden geldiğince kullanılmamalıdır. Kalp yetmezliği, koroner damar hastalığı ve kalp spazmı komplikasyon olarak ortaya çıkabilir. Burun yada bağırsak kanaması görülebilir. Beyin, genellikle hipertansiyona neden olan atardamar hastalığından etkilenir ve tromboz (kan damarlarında pıhtılaşma) ve kanama görülebilir. Mutlaka uzman bir doktora danışmakta fayda vardır.
Öneriler: Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ökse otu katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından gerektiğinde yudumlanarak içilir. Kan dolaşımını düzenlemesinden ötürü her iki tansiyon rahatsızlığında da kullanılabilir.

  1. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı çobançantası katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek gerektiğinde yudumlanarak içilir. Kan dolaşımını düzenlemesinden ötürü her iki tansiyon rahatsızlığında da kullanılabilir.
  2. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış şahtere katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek gerektiğinde iki çorba kaşığı alınır.
  3. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı biberiye katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek gerektiğinde yudumlanarak içilir.
  4. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış zeytin yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek gerektiğinde bir çorba kaşığı alınır.
  5. Küçük bir yastığın içi kurutulmuş kurtpençesi ile doldurulup böbrek hastalığına bağlı yüksek tansiyonda böbreklerin üzerine koyularak uygulanır. Bu yastığın etkisi yaklaşık bir yıl sürer.
  6. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış hünnap katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek gerektiğinde iki çorba kaşığı alınır.
  7. Bir litre suyun içine ince kıyılmış 2-3 iri baş soğan katılıp sekiz saat bekletildikten sonra gerektiğinde yudumlanarak içilir.
  8. Bir miktar kabuklarından temizlenmiş diş halinde sarımsak bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine saf alkol eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde bir kahve fincanı suyun içine 5-10 damla damlatılarak içilir.
  9. Bir miktar ince kıyılmış karadiken yaprağı bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine saf alkol eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere bir kahve fincanı suyun içine 5-10 damla damlatılarak içilir.
  10. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı pelin katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp yudumlanarak içilir.
  11. Bir su bardağı yoğurt ile bir baş iyice dövülmüş sarımsak karıştırılıp on iki saat bekletildikten sonra günde üç öğüne bölünerek yenir.
  12. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kestane filizi katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek gerektiğinde iki çorba kaşığı alınır.
  13. Bir litre suyun içine yarım demet ince kıyılmış maydanoz katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek gerektiğinde günde iki çorba kaşığı içilir.

ŞEKER HASTALIĞI

ŞEKER HASTALIĞI
Tanımı: (Diyabet) Kanda glikozun artması sonucu, idrarda şeker bulunmasıdır. İki türü vardır.
1- Şekersiz Diyabet (Diabetes insipidus): bu durumda, hasta bol miktarda, çok seyreltik idrar çıkartmaktadır.
Nedeni: Hipofiz bezinin arka kısmınca salgılanan vazopressin hormonunun yetmezliğidir.
2- Şekerli Diyabet (Diabetes mellitus): Bilinen şeker hastalığıdır.
Nedeni: Pankreas tarafından salgılanan insülün hormonu azlığıdır. Hastalık, orta yaşlarda, çok hafif bir şekilde başlayabilir ve teşhis edilmesi ancak genel bir muayene esnasında olur. Şeker hastalığı aynı zamanda atardamar hastalıklarıyla da ilgilidir. Kadınlardaki ilk şikayet dış üreme organlarındaki kaşıntıdır. Hastalık yaşamın erken döneminde başlarsa, daha ağır seyreder. Hasta, gittikçe aryan susuzluk duygusu, halsizlik ve kilo kaybından şikayet eder, sık ve az idrar çıkartır. Kadınlarda adetler kesilebilir ve dış üreme organlarında kaşıntı başlar, erkeklerde ise cinsel güç azalabilir. Dişetleri iltihabına sık rastlanır ve tekrarlayan çıbanlar, geceleri gelen bacak krampları, el ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma, diyabetin sık rastlanan ön belirtileridir. İdrarda şeker boldur ve ağır şeker vakalarında, hastanın soluğu aseton kokar. Bu konuda uzman bir doktora danışılmasında fayda vardır. Tedavi edilmezse bilinç kaybı ve şeker koması görülür. Bu hastalık, akciğer veremi gibi, diğer bir kronik hastalıkla bir arada bulunabilir.
Tedavi uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır. Bazen sadece perhizle idare edilebilir, perhizle birlikte ağızdan bir antidiyabetik ilaç alınabilir veya daha ağır vakalarda, insülin kullanılması da gerekebilir. Ağır vakalarda, düşük şeker düzeyinden ötürü, koma tehlikesi olduğu gibi, bazende çok yüksek kan şeker ve keton (vücutta, yağ ve proteinlerin tam olmayan oksitlenmesi sonucu ortaya çıkan maddeler) düzeyinden ötürü koma (şeker koması) olasılığı vardır.
1-    Düşük kan şekeri düzeyi koması (Hipoglisemik koma): Yüksek doz insülin almaktan, bir öğün atlamaktan veya şiddetli idman yapmaktan ötürü, kan şeker düzeyinin düşmesidir. Önceleri iyi olan bir hastada, ani başlaması tipiktir. Öncü belirtiler, huzursuzluk, bayılma duygusu, kalp çarpıntısı, soğuk terleme ve açlık duygusudur. Hasta, genellikle belirtileri tanır ve nöbeti, bir miktar şeker yiyerek atlatır. Bunu önleyemezse, sarhoşmuş gibi yürür, konuşur, bayılır ve komaya girer.
2-    Şeker koması: Kanda artmış şeker düzeyi ve ketonların varlığıdır. Bilinen şeker hastalında, bir doz insülin ihmal edilmesi, gereğinden az insülin kullanılması, akut zerk veya ruhsal sıkıntı hali bu komaya neden olabilir. Bir de tedavi edilmemiş şeker hastalığı vakaları bu komayla sonuçlanır. Bu koma hali yavaş yavaş belirir. Hastanın iştahı azalır, bulantı ve kusma başlar. Karında ağrı ve uyuklama da görülebilir. Deri kurur, ağız kurur ve kötü kokuludur, kan basıncı düşer ve nabız hızlı ve zayıf atar. Solunum derindir. İnsülin kullanan diyabetliler, yanlarında şeker taşımalı ve üstlerinde bulundurdukları bir kartta da, kişinin şeker hastası olduğu ve neresinde şeker bulunduğu yazılı olmalıdır. Şeker hastaları doktor tarafından kendilerine verilen diyete mutlaka uymak zorundadırlar.
Öneriler: Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış aslanpençesi (sapları) katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çorba kaşığı alınır.

  1. Bir litre suyun içine 15-20 adet ardıç (meyvesi) katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay bardağı içilir.
  2. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış sinir otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çorba kaşığı alınır.
  3. Bir miktar keçisakalı yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen özsuyu yemeklerden önce bir çay bardağı suyun içine beşer damla damlatılarak içilir.
  4. Bir miktar tere otu yıkanıp  temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen özsuyu yemeklerden önce bir çay bardağı suyun içine beşer damla damlatılarak içilir.
  5. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kereviz katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  6. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış lahana yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  7. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış zeytin yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün ikişer çorba kaşığı alınır.
  8. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış cevizyaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay bardağı içilir.
  9. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı mürver filizi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce bir çay fincanı içilir.
  10. İki litre soğuk suyun içine iki avuç ince kıyılmış çobanüzümü yaprağı katılıp on iki saat bekletilmesinin ardından bir litresi kaynatılır ve soğuk yarısıyla karıştırılır. Günde üç öğün birer çay bardağı içilir.
  11. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış labada kökü katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün tok karnına birer çay fincanı içilir.
  12. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış enginar yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün tok karnına birer çay fincanı içilir.
  13. Üçer silme yemek kaşığı (hepsi ince kıyılmış veya havanda dövülerek ezilmiş) karanfil kökü, parmak otu birer silme yemek kaşığı çoban üzümü, böğürtlen yaprağı iki silme yemek kaşığı kurutulmuş yeşil fasulye kabuğu, katılıp iyice karıştırılıp harman edildikten sonra bir su bardağı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer su bardağı içilir. Çoban üzümü yaprakları meyvelerin olgunlaşmasından önce toplanmalıdır.
  14. Bir litre ılık suyun içine ince kıyılmış 2-3 baş soğan katılıp sekiz saat bekletildikten sonra süzülerek günde üç öğün yemeklerden önce birer çay fincanı içilir.
  15. Bir su bardağı kaynar suyun içine ince kıyılmış birer çay kaşığı kekik ve tarçın katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek sabah kahvaltısından yarım saat önce içilir.
  16. Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oranında eğir kökü katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından günde üç öğün yemeklerden önce birer çorba kaşığı içilir.
  17. Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı atkuyruğu katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından günde üç öğün yemeklerden önce birer çorba kaşığı içilir.
  18. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kuşkonmaz katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay bardağı içilir. İyi bir diyet besini olmasından ötürü kuşkonmaz direkt olarak da yenebilir.
  19. Bir çay fincanı kaynar suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı rezene tohumu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün yemeklerden önce birer çorba kaşığı içilir.
  20. Bir litrelik beyaz şarabın içine çok ince kıyılmış iki avuç pırasa (yeşil uç kısımları) katılıp ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra bir tam gün boyunca bekletilir. Temiz bir şişeye süzülmesinin ardından günde iki kez sabah ve akşam birer çorba kaşığı içilir.
  21. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış böğürtlen yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün tok karnına birer çay fincanı içilir
  22. İyice ezilmiş bir miktar sarımsak bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf alkol eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir.
  23. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış okaliptüs yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün yarımşar çay bardağı içilir.
  24. Gün içinde aralıklarla on adet kadar aslandişi (sapları) yenir. Saplar çiçekleri ile birlikte yıkandıktan sonra çiçekler koparılır ve saplar yavaş yavaş çiğnenerek yenir.
  25. Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ökse otu katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere yarımşar çay fincanı yudumlanarak içilir.
  26. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kaşık otu (çiçek ve yaprakları) katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün tok karnına birer çay fincanı içilir.
  27. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış mersin yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay bardağı içilir.
  28. Her gün kavrulmuş fıstık yenir.
  29. Taze salatalık veya havuç suyu sıkılarak içilir.

ŞARBON

ŞARBON
Tanımı: Hayvanlardan insana geçen, mikroplu bir hastalıktır.
Nedenleri: Bacillus anthracis adlı bir basil olup özellikle, çiftçiler, veterinerler, kasaplarda görülür. Dış ve iç olmak üzere iki tip şarbon vardır.
Dış: Derideki çatlak ve yaralardan, hayvanın çok eskimiş postundan dahi geçebilir. Enfekte bölgede bir çıban belirir. Bu bölge genellikle, yüz, boyun veya kolda olur. Mikroplu bölge, ortasında ufak, cerahatli bir noktanın belirip patlamasına kadar yayılır. Bu patlayan yerde, yaklaşık olarak 1 cm. çapında, siyah bir kabuk oluşur.
İç: Hastalık genellikle mikroplu yünden, basilin sporlarının solunmasıyla veya mikroplu etin yenmesiyle, akut zatüre veya gastro-enterit (mide-bağırsak iltihabı) şeklinde belirir. Tehlikeli bir hastalık olmasından ötürü mutlaka uzman bir doktora danışılmasında fayda vardır.
Öneriler: Bir su bardağı kaynar suyun içine bir tatlı kaşığı çöpçini katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir.

  1. Bir havanın içine bir avuç ısırgan otu bir baş soğan ve 3-4 diş sarımsak katılıp iyice dövüldükten sonra lapamsı hale gelen karışım söz konusu hastalıklı çıbanın üzerine sürülür.
  2. Bir litre suyun içine birer çorba kaşığı çöpçini ve siyah kuru üzüm bir çay kaşığı meyan kökü katılıp kaynatılmasının ardından süzülüp suyuna pamuk batırılarak kompres yapılır.
  3. Taze su teresi yaprağı kısa sürelerle değiştirmek kaydıyla çıbanın üzerine konulur.
  4. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış koyun otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülüp kalan posa iyice ezildikten sonra söz konusu çıbanın üzerine konur.
  5. Söz konusu çıbanın üzerine karamuk yaprağı konulur.
  6. Bir miktar aslanpençesi yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen özsuyu çıbanın üzerine sürülerek kullanılır.
  7. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış sarı sumak katılıp kaynatılmasının ardından süzülüp kalan posa iyice ezildikten sonra söz konusu çıbanın üzerine konur.
  8. Bir miktar çiriş otu yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen özsuyu çıbanın üzerine sürülerek kullanılır.

SÜRMENAJ

SÜRMENAJ
Tanımı: Sürekli ve aşırı çalışmadan doğan sinirsel yorgunluktur.
Nedenleri: Sinir dokusu yorgunluğu söz konusu olmadığından, burada artık madde birikimi yoktur. Bu durumda sinirsel yorgunluk, can sıkıntısının bir ifadesidir. Tekdüze ve istenmeyen bir işin yapılması yada işin sevilerek vede istenerek yapılması durumunda da bu işin, kişinin sosyal ve ruhsal yapısına ağır yükümlülükler getirmesi de bu tip bir sinirsel yorgunluğa neden olabilir.
Öneriler: Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı sarı ballıbaba katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce bir su bardağı yudumlanarak içilir.

  1. Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oranında tıbbi karakafes otu katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ılıyana kadar bırakılıp ardından akşamları yatarken bir çay fincanı içilir.
  2. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı çıban otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce birer çay fincanı içilir.
  3. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oğul otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce birer çay fincanı içilir.
  4. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı aslanpençesi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce birer çay fincanı içilir.
  5. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı çuha çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce birer çay fincanı içilir.
  6. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı papatya katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce birer çay fincanı içilir.
  7. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ıhlamur katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek geceleri yatmadan önce birer çay fincanı içilir.

SOĞUK ALGINLIĞI

SOĞUK ALGINLIĞI
Tanımı:
Üşütmeden ileri gelen hastalıktır.
Nedenleri: Kişinin kendine dikkat etmeyip, nezle, anjin, bronşit gibi hastalıkları da yanında taşıyabilen, kırgınlık, ateş, kas ağrısı bazende baş ağrısı ve öksürükle beraber gelişen dikkat edilip gereken özenin gösterilmemesi durumunda tehlikeli de olabilecek bir üşütme nedendir. Dinlenmek ve sıcak bir ortamda bulunmak çok faydalı olacaktır.
Öneriler: Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı mercanköşk katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı yudumlanarak içilir.

  1. Bir litre suyun içine iki tatlı kaşığı koyun otu katılıp kaynatıldıktan sonra süzülüp gargara yapılarak kullanılır.
  2. Bir litre suyun içine ince kıyılmış iki çorba kaşığı ak kızılağaç (püskülleri ve kabukları) konulup kaynatıldıktan sonra süzülüp gargara yapılarak kullanılır.
  3. Bir miktar güneş altında toplanmış kekik otu bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Günde üç öğün bir kesmeşekerin üzerine beş damla damlatılarak kullanılır.
  4. Bir litre suyun içine iyice temizlenmiş incir ağacı kökü katılıp kaynatıldıktan sonra süzülüp gargara yapılarak kullanılır.
  5. Bir miktar çüşka biberi bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde vücut bu mayi ile ovulur.
  6. Birer çay kaşığı kekik, kimyon bir çay bardağı sirke ve iki bardak suyla birlikte 5 dakika kaynatılıp soğuduktan sonra gargara yapılarak kullanılır.
  7. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı civanperçemi katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
  8. Bir litre suyun içine bir çay fincanı kadar ıhlamur ve 1.5 fincan papatya çiçeği katılıp kaynatıldıktan sonra kısa bir müddet demlenmesi beklenip süzülür. Ilık bir bardak suya bir çorba kaşığı oranında konularak gargara yapılmak suretiyle kullanılır.
  9. Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ısırgan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  10. Bir bardak kaynar suyun içine birer çay kaşığı çoban iğnesi, kekik, ada çayı konulup yarım limon sıkılıp iyice karıştırıldıktan sonra gargara yapılarak kullanılır.
  11. Bir litre suyun içine iki çorba kaşığı ayı üzümü yaprağı katılıp kaynatıldıktan sonra süzülerek ılık halde günde üç kere aralıklarla gargara yapılarak kullanılır.
  12. Bir litre suyun içine üç çorba kaşığı hatmi çiçeği konulup kaynatıldıktan sonra sıcak halde bir tülbente dökülerek boğaza sarılır ve soğudukça sıcak olarak tekrarlanır.
  13. Genişçe bir tencerenin içine yeteri miktarda okaliptüs yaprağı konup kaynatılır. Bir müddet kaynadıktan sonra başa bir havlu alarak kısık ateşte kaynamakta olan suya baş eğilir ve buharı teneffüs edilir.
  14. Bir çay fincanı kaynar suyun içine birer çay kaşığı ince rendelenmiş limon kabuğu ve kuru nane katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  15. Bir çay fincanı kaynar suyun içine birer çay kaşığı toz karabiber ve çay katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  16. Bir çay fincanı kaynar suyun içine birer çay kaşığı ince ıhlamur katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  17. Mikserden geçirilerek sıkılmış olan bir su bardağı turp suyu yarım su bardağı süzme bal ile karıştırılıp yemeklerden yarım saat önce birer tatlı kaşığı yenir.
  18. Bir litre suyun içine birer tatlı kaşığı ada çayı, ayrık kökü ve bir çorba kaşığı ardıç tohumu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  19. Bir çay fincanı kaynar suyun içine birer çay kaşığı ince ada çayı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  20. Bir çay fincanı kaynar suyun içine birer çay kaşığı ince lavanta çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  21. Bir çay fincanı kaynar suyun içine birer çay kaşığı ince çuha çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  22. Bir litre suyun içine iki avuç kadar ince kıyılmış lahana katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek bir su bardağına birer çay bardağı oranında mandalina, greyfurt, limon, portakal suyu katılıp kahvaltıdan yarım saat önce içilir.
  23. Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir su bardağı hardal tohumu ayakları sıcak tutabilecek çorapların içine pay edildikten sonra çoraplar giyilerek yatılır.
  24. Bir litre suyun içine ikişer çorba kaşığı kuru nane, kekik ve papatya katılıp kaynarken çıkan buharı teneffüs edilir.
  25. Bir litre suyun içine bir çorba kaşığı defne yaprağı ve bir adet rendelenmiş limon veya portakal kabuğu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.

SİYATİK

SİYATİK
Tanımı: Üst bacağın arka bölümü, alt bacağın dış yanı ve ayağın hissini sağlayan siyatik sinirinin boyunca uzanan ağrıdır.
Nedenleri: Sinirin dağılışını izleyen ağrının nedenleri çeşitli olmakla beraber, en sık rastlanan nedenler, alt omurganın genellikle orta yaşlı erkeklerde rastlanan dejenarasyonu (osteoartrit) ve omurlar arası disk kaymasıdır. Tedavisi nedenin tedavisidir. Uzman bir doktora danışmakta fayda vardır.
Öneriler: Bir litre suyun içine iki avuç ince kıyılmış sarmaşık katılıp, bitki iyice kaynatılarak yumuşatıldıktan sonra süzülerek kalan posa lapa haline gelecek şekilde ezilip söz konusu ağrılı bölgenin üzerine sürülür. Günde iki kez altı saat arayla tekrarlanır.

  1. Bir litre suyun içine bir çorba kaşığı dövülerek iyice ezilmiş olan karanfil kökü katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çorba kaşığı içilir.
  2. Bir litre suyun içine iki avuç ince kıyılmış şerit yapraklı pelin (sapları) katılıp, bitki iyice kaynatılarak yumuşatıldıktan sonra süzülerek kalan posa lapa haline gelecek şekilde ezilip söz konusu ağrılı bölgenin üzerine sürülür. Günde iki kez altı saat arayla tekrarlanır.
  3. Bir miktar taze okaliptüs yaprağı bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf alkol eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilip şişenin içindeki bir tülbent yardımıyla posasıda sıkılmak suretiyle temiz bir şişeye aktarılır. Gerektiğinde ağrılı yere firiksiyon yapılarak sürülür.
  4. Bir litre suyun içine üç adet limon kabuğu rendelenip kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  5. Bir miktar taze baldıran yaprağı yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen özsuyu bir miktar (özsuyu merhem haline getirecek kadar) eritilmiş kuyrukyağı ile karıştırıldıktan sonra söz konusu ağrılı bölgenin üzerine sürülerek kullanılır. Bitkinin çok zehirli olmasından ötürü doktor kontrolünde kullanılması gerekmektedir.
  6. Bir litre suyun içine iki avuç ince kıyılmış şalgam katılıp, bitki iyice kaynatılarak yumuşatıldıktan sonra süzülerek kalan posa lapa haline gelecek şekilde ezilip söz konusu ağrılı bölgenin üzerine sürülür. Günde iki kez altı saat arayla tekrarlanır.
  7. Bir kova dolusu (5lt.) soğuk suyun içine iki avuç yulaf samanı katılıp on iki saat bekletildikten sonra kaynatılarak süzülüp banyo suyunun içine katılır ve yirmi dakika boyunca banyo suyuna yatılır. Gün aşırı tekrarlanır.
  8. Bir litre suyun içine iki avuç ince kıyılmış lahana yaprağı katılıp iyice kaynatılarak yumuşatıldıktan sonra süzülerek kalan posa lapa haline gelecek şekilde ezilip söz konusu ağrılı bölgenin üzerine sürülür. Günde üç kez altışar saat arayla tekrarlanır.
  9. Bir litre suyun içine iki avuç ince kıyılmış geven katılıp bitki iyice kaynatılarak yumuşatıldıktan sonra süzülerek kalan posa lapa haline gelecek şekilde ezilip söz konusu ağrılı bölgenin üzerine sürülür. Günde iki kez altı saat arayla tekrarlanır.
  10. Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı ince kıyılmış kantoron katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
  11. Bir litre suyun içine iki avuç ince kıyılmış andız kökü katılıp bitki iyice kaynatılarak yumuşatıldıktan sonra süzülerek kalan posa lapa haline gelecek şekilde ezilip söz konusu ağrılı bölgenin üzerine sürülür. Günde iki kez altı saat arayla tekrarlanır.
  12. Bir miktar güneş altında toplanmış binbir delik otu bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf zeytinyağı eklenerek ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe 2-3 hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilip şişenin içindeki yağ kırmızı bir renk aldıktan sonra bir tülbent yardımıyla posasıda sıkılmak suretiyle temiz bir şişeye aktarılır. Gerektiğinde ağrılı yere firiksiyon yapılarak sürülür.
  13. Bir iri baş soğan yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen özsuyu söz konusu ağrılı bölgenin üzerine sürülerek kullanılır. Günde üç kez altışar saat arayla tekrarlanır.
  14. Dört adet yumurta akı ile birer silme tatlı kaşığı toz karabiber ve zencefil iyice karıştırıldıktan sonra bu karışımı tamamıyla emebilecek kadar sargı bezi içine batırıp söz konusu ağrılı bölgeye sarılır.

SİVİLCELER

SİVİLCELER
Tanımı: Deri üst yüzeyinde görülen genellikle kırmızı ve irinli küçük çıbancıklardır.
Nedenleri: Sivilceler cinsel karakterin belirmesiyle başlayıp, kimi bünyelerde ileri yaş dönemlerine kadar devam edebilen, yağ bezlerinin aşırı çalışması, hormonal dengesizlik, beslenme ve hijyen yanlışlıkları, psikolojik sorunlar  ve en önemlisi bu sivilcelerle uğraşıp sıkmaya kalkmak, bu durumu dahada kötüleştirmekten başka hiçbir faydası olmayacak harekettir.
Öneriler: Bir miktar iyice yıkanarak temizlenmiş marul yaprağı mikserde sıkılarak özsuyu ile birlikte günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölgeye sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.

  1. Boş bir şişenin boğazına gelecek kadar iyice yıkanmış turp kabuklarıyla birlikte rendelenip, şişenin içine koyduktan sonra üzerine şişenin ağzına kadar üzüm sirkesi katılıp on gün boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde şişe çalkalanarak günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölgeye sürülüp on dakika beklendikten sonra yıkanır. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  2. Bir miktar taze dokuzdonlu yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılarak elde edilen özsuyu sivilceli bölgeye sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  3. Bir miktar tıbbi ayı sarımsağı yaprağı veya soğanları iyice yıkanıp temizlendikten sonra ince ince doğranıp bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üzerine ağzına kadar saf ispirto eklenerek, ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra şişe iki hafta boyunca güneş görebileceği veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiğinde şişe çalkalanarak günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölgeye sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  4. Bir litre suyun içine dövülerek toz haline getirilmiş olan bir çorba kaşığı andız otu kökü ve yine bir çorba kaşığı ince kıyılmış andız otu yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölgeye sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  5. Bir su bardağı kaynar suyun içine bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kafesli sapsız diken katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek yarısı sabah diğer yarısı ise akşamüzeri içilir.
  6. Bir kahve fincanı vazelin ile bir tatlı kaşığı huş ağacı katranı iyice karıştırıldıktan sonra günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölge yıkanır. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  7. Bir litre suyun içine bir çorba kaşığı ince kıyılmış cin saçı (eftimon/kuskut) katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek sivilceli bölge bu suyla yıkanır. Bu durum sivilceler geçene kadar deva ettirilir.
  8. Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış taze ceviz yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölge yıkanır. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  9. Yarım litre suyun içine çok ince kıyılmış bir avuç koyun otu katılıp içindeki malzeme sulu lapa haline gelene kadar kaynatılıp elde edilen lapa sivilceli bölgenin üzerine sürülür. İltihaplı sivilcelere çok faydalıdır. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  10. Bir litre soğuk suyun içine bir avuç ince kıyılmış taze hindiba kökü katılır, on iki saat bekletilip kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölge yıkanır. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  11. Bir kahve fincanı vazelin ile bir tatlı kaşığı asidborik iyice karıştırıldıktan sonra günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölge yıkanır. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  12. Bir çay fincanı soğuk suyun içine bir çay kaşığı ince kıyılmış taze hindiba kökü katılır, on iki saat bekletilip, kaynatılmasının ardından süzülerek yarısı kahvaltıdan yarım saat önce diğer yarısı ise kahvaltıdan yarım saat sonra içilir. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  13. Yarım litre suyun içine çok ince kıyılmış bir avuç çiriş otu kökü katılıp içindeki malzeme sulu lapa haline gelene kadar kaynatılıp elde edilen lapa sivilceli bölgenin üzerine sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  14. Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı ince kıyılmış taze şahtere otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde üç öğün tekrarlanarak içilir.  Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  15. Bir litre suyun içine bir avuç ıhlamur atılıp kaynatılmasının ardından süzülerek sıcak ıhlamurlu suyun içine batırılacak küçük bir havluyla sivilcelerin üzerine kompres yapılır.  Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  16. Bir su bardağı kaynar suyun içine iki çay kaşığı ısırgan otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek içilir. Bu çay günde dört kez tekrarlanır. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  17. Bir litre suyun içine bir avuç papatya atılıp kaynatılmasının ardından süzülerek sıcak papatyalı suyun içine batırılacak küçük bir havluyla sivilcelerin üzerine kompres yapılır. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  18. Yarım litre suyun içine çok ince kıyılmış bir avuç çörek otu katılıp içindeki malzeme sulu lapa haline gelene kadar kaynatılıp elde edilen lapa sivilceli bölgenin üzerine sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  19. Bir miktar taze köpekdili yıkanıp temizlendikten sonra nemli halde mikserden geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılarak elde edilen özsuyu sivilceli bölgeye sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  20. Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı ince kıyılmış taze kestane çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölgeye sürülür.
  21. Bir litre suyun içine bir miktar şalgam atılıp kaynatıldıktan sonra suyun içinden alınarak ezilmek suretiyle lapası yapılıp sivilceli bölgeye sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  22. Bir cezvenin içine yarım su bardağı sirke, bir çay kaşığı ince kıyılmış nar kabuğu, yine bir çay kaşığı şap ve bir çay bardağı su katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez sabah ve akşam olmak üzere sivilceli bölgeye sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.
  23. Havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan bir tatlı kaşığı keçisakalı ile bir çorba kaşığı vazelin veya saf inek yağı karıştırılıp sivilceli bölgeye sürülür. Bu durum sivilceler geçene kadar devam ettirilir.